ÇARPI İŞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ÇARPI İŞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2013 Cuma

ÇARPI İŞİ KUŞLU YASTIK


İlk çarpı işim olan güllü yastığı(burada)soluksuz işledim ve bitiverdi.Hemen ikinci proje için kolları sıvadım.Ama küçük bir sorunum vardı.Esenköy deydim ve  yazlık bir köyde bulunabilecek son şeyler listesinde malesef nakış iplikleri de vardı.Benim elimde ise diğer yastıkta çok az kullandığım kahve tonları, biraz yeşil ve beyaz kalmıştı.Hüzünlü hüzünlü şemalara bakarken, bendeki ülkem kadınlarına mahsus "uydururum ben şimdi bir şey" genetiksel kodu çalışmaya başladı.Gözüm bu kuşlara takıldığında ise,ya mutlaka uydururum ben bir şey dedim. 
Renklerle biraz oynadım.Vee ortaya bu güzellik çıktı.Ben de onu en sevdiğim birinci yastığım ilan ettim.Bu arada sadece bir yastığa bakıp kalbi ısınan,ağzı kulaklarına varan canlıya da kadın denir.

Bahar sizi nasıl etkiliyor bilmiyorum.Ama benim başımı döndürüyor.Sebepsiz mutluyum.Sebepsiz mutlu olmanız dileğiyle.
Sözümü Orhan Veli'yle bağlıyorum:)



DERDİM BAŞKA

Sanma ki, derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki, her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah dostum, derdim başka...

17 Nisan 2013 Çarşamba

ÇARPI İŞİ GÜLLÜ YASTIK

    Şaşılacak şey,kanaviçe ve ailesinden hiçbir eşyam  olmadı.Hani her kadının çeyiz sandığında hayatı boyunca hiç kullanmayacağı "aa çeyizde olur" mantığıyla  konulmuş birçok ıvır zıvırı olur ya,onda bile yok.Halbuki ben kanaviçeyi hep çok sevdim.Hobi dükkanlarında kendimi sık sık goblenleri seyrederken bulurdum.İçimden hain bir ses -bunu işleyen kör olmuş der,ben de oradan uzaklaşırdım.Ta ki bir arkadaşımın işlediği matruşka figürünün fotoğrafını görene kadar.O an tamamdır dedim hayatımdaki eksiği buldum, ben çarpı işi yapmalıyım.
İnternetten onlarca şema çıkartıp,bursa da çiçek ızgaranın altında ki pasajda aldım soluğu.Bunca yıldır buraya niye hiç gelmemişim diye hayıflana hayıflana, vitrininde goblenler olan bir dükkana girdim.İçeride 18 yaşlarında bir genç vardı.Biraz bozuldum.Kadın olaydı iyiydi, nasıl yapılacağını soracaktım.Şemama uygun 20 kadar iplik çıkardı.Başka bir şey diye sorduğunda, şansımı denemeye karar verdim.Rahmetli dedem çorap örebiliyorduysa bu genç neden çarpı işi bilmesindi ki:) Bana kullanacağım keten, iğne, kumaşın ortasını bulma gibi konularda teknik bilgiler verdi.Artı verdiği iplikleri daha iyi olduğunu söylediği diğer markayla değiştirdi.İnanmaktan başka çarem yoktu.Eve geldim başladım işlemeye.İç sesim çarpılar hep aynı yöne bakmalı diye ritim tutuyordu.
Yapanlar zaten bilirler.Ama yeni başlayacak olanlar;bir iş insanı bu kadar mı mutlu eder.Bir iğne, bir tutam iplik:Say-bat- çık.Depresyona, strese bire bir.Beyninizi boşaltmak mı istiyorsunuz,başlayın saymaya ve işlemeye.Her şey kendiliğinden beş tane yeşil, üç tane pembe çarpıya dönüşüyor.Sinir küpü olmanız gerekirken, sabırla desen çıksın diye bekliyorsunuz.Benim ilk çarpı işim bu güllü yastık.

 Kirpi ve pamuk yavrusu gibiyiz.İnanırmısınız hayatım da böyle güzel yastık görmedim:)