CAM BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CAM BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Kasım 2013 Salı

CAM BOYAMA ÇİLEKLİ KAVANOZLAR&YAĞMUR

Mevsimlerden hep bahar olsun istiyorum.Kim istemez ki.Lakin benim yakarışım yağmurdan sebeptir.İki gündür Bursa'ya yağmur yağıyor ve ben pek bir keyifliyim.Sarmaşıklı kaldırımların kuzeye bakan kısımları yosun bağlamış bile.Tam da sevdiğim gibi:)Yağmur sefasını kaçırmamak için,bu sabah işe yürüyerek gittim.Yağmur yağınca belediye işçileri, yerde ki yaprakları süpürememişler çok sevindim.Usul usul yağan yağmur,kaldırımlarda rengarenk yaprak desenleri...(Bazen çınar yaprakları yerlere mi daha çok yakışıyor, dallara mı karar vermekte zorlanıyorum).Oh daha ne olsun,dünyalı olmak muhteşem bir duygu:).Elbette yağmur aşkımda karadenizli genlerimin payı inkar edilemez.Ama yok,bu başka bir şey.Yağmur öyle yüreği acıtan değil de,durultan,rahatlatan bir hüzün veriyor insana.Yağmurun insanın yüreğine ağlama sonrası hafifliği vermesinin sebebi de sanıyorum ki,bulutların gözyaşları olmasından.Eskiler adına boşuna rahmet dememişler.Rahmet yüzündendir bereketin en coşkulu halinin yüreğimize,meleklerin öpücüğünü kondurması.
Yağmur damlalarını yeryüzüne melekler taşırmış,o yüzden belki küçük elleri var yağmurun.Ve o yüzdendir,yağmurda edilen duaların muhakkak kabul olunması...
Cam kavanoz boyamayı çok seviyorum,haftalardır onlarca cam kavanoz boyadım.Enamel cam boyalarını fırınlamak veya boyanın fixe olması için 21 gün kurutmak gerekiyor.Acelem olmadığı için ben 21 gün bekliyorum.
Cam kavanoz boyamanın en keyifli aşaması ise hiç kuşkusuz süsleme.Bu defa çilekli peçete dekupaji yaptım.Cam kavanozlar masalsı bir havaya büründüler.
Ve 4-5 kat su bazlı vernik sürerek deseni korumaya aldım.Ben  bayıldım,gözlerimi onlardan alamıyorum.Biliyorum altı üstü iki kavanoz boyadım,bu hava fazla ama :) Artık af ola heyecanımdan...Ev de kavanoz koyacak yer olmadığından bu kavanozlar da onları sevecek sahiplerini bekliyor.

Sardunyaları çok severim.Onlar da güneşi sever  bilirdim.Bütün yaz bu prensesin üstüne titredim.Tek bir çiçek açmadı.Dışarı da yağmur çamur,bizim ki bahar bahçe.Nasıl güzel değil mi?Üşümesin diye içeriye aldım öpüşüp koklaşıyoruz:)
SARDUNYA
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

12 Kasım 2013 Salı

CAM BOYAMA KEK FANUSU&FEYYAZ EFENDİ

Hüznünü hiç isyan etmeden,zarifçe nasıl ifade edersin?Sorusunun en güzel cevabı hiç kuşkusuz:
"Ağla ey dil,ağla şimdi halime,
Perde-i zulmet çekildi parlak istikbalime"

Dizeleridir.Bu satırların yazarı Feyyaz Efendi:Erzurum öğretmen okulunun son sınıfında öğrenciyken I.Dünya Savaşının başlamasıyla Erzincan Yedek Subay Okuluna alınan 18 yaşında bir genç.Savaşın hiddetlenmesiyle Muş cephesine gönderilen Feyyaz Efendi,gıdasızlık ve zorlu hava koşulları nedeniyle tifüse yakalanır.Ve Bitlis'e hastaneye sevk edilir.Hastanede tedavi görürken 19 Şubat 1916’da Bitlis işgal edilir.Tüm arkadaşları Ermeniler tarafından katledilmişken,onu yine bir Ermeni doktor kurtarır.Rusya’nın kuzeyinde Kosturma şehrine esir kampına gönderilir.Kendisiyle aynı yaşta, asker kocasını savaşta kaybetmiş Marya'ya aşık olur.Bu masalsı aşk ona mandolin dersleri dersleri bile aldırır.Lakin hastalığı ilerlemiş vereme dönmüştür.İstanbula gelen bir gemiyle ailesinin yanına dönmeye çalışan Feyyaz Efendinin ömrü vefa etmez,Ankara da akrabalarını yanında 26 yaşında hayata gözlerini yumar.Feyyaz efendi,savaş boyunca ve hep hasta geçen esaret günlerinde günlük tutar.Genç yaşta filizlenen bu aşka bir ağıt niteliğinde:

"Ağla ey dil,ağla şimdi halime,
Perde-i zulmet çekildi istikbalime"
Satırlarını deftere not düşer.
Küçücük bir ömür;büyük bir aşk;büyük acılar;büyük umutlar...
Kavuşunca adı aşk olmazmış Feyyaz Efendi.
Mekanın cennet olsun... 
Şimdi ben aynı yaş gurubunda ki gençlerle çalışıyorum.Düşünüyorum da biz ne ara bu kadar şımardık,ne ara böyle kıymet bilmez,her şeyden şikayet eder olduk.Elbette ben de biliyorum, zamanla insanlar da,değerler de değişebilir.Fakat bu biraz yavaş olamaz mı?Yere düşen ekmek kırıntısını üç kere öpüp başına koyacak kadar,sahip olduklarına minnet duyan insanlar,her şeyden şikayet eden insanlara dönüşürken,zaman biraz yavaş 
akamaz mı?
Neyse ki hala yem yerken güvercinleri ürkütmemek için parmak uçlarına basanlarımız,bırakın yemeyi nimetin kokusunu duyunca şükredenlerimiz var.Doğrusu bu demiyorum elbette.Sadece bu bana daha çok insan hissettiriyor.
İnsanın vakti dar olunca,yapmak istedikleri dünyalara sığmaz ya.Hahh işte şu sıralar tam da öyleyim.Yine yemedim içmedim bir cam kek fanusu boyadım.Tam boyacı olacak kadınmışım.
Kendim için boyadığımın içinde ki görünsün diye,sadece tabanını boyamıştım.Lakin cam boyama kek fanusunun aynı zamanda muhteşem bir dekor olduğunu düşünürsek,kek fanusunu boyamak da oldukça akıllıca.  

Yine Folkart Enamel Boya kullandım.Desenler peçete dekupajı.Daha önce boyadığım kavonozlarla onu kombinledim,çok şık oldular.
Evde boyanacak bir şey kalmadığından artık sipariş alıyorum.Satın almak isteyenler bana facebook sayfamdan ulaşabilir veya buraya tık tık.
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...



7 Kasım 2013 Perşembe

CAM BOYAMA KAVANOZLAR & GÜNEŞ AYNALARI

İtalyada bir dağın koynuna kurulmuş,yaklaşık 200 kişinin yaşadığı bir köy Viganella.Köylüler dağın kuytusunda,kış boyu bir damla güneşe hasret yaşarmış.Ta ki 2006 yılında bir tonluk bir ayna yamaçlarına yerleştirilinceye kadar.Bu uygulama 6 ay boyunca güneşi öğlen saatlerinde bile göremeyen Norveç'in Rjukan şehrine de emsal teşkil etmiş.Onlar da yamaçlara yerleştirilen aynalar sayesinde,güneşle kucaklaşmış.En güçlü antidepresan hiç kuşkusuz güneştir.Aynadan da olsa güneş gören insanları inceleyen uzmanlar yaşamların da,çok güçlü iyileşmeler olduğunu
kaydetmişler.Bunun tek faili elbette ki serotonin.Serotoninin varlığı insanı mutlu,barışçıl ve sağlıklı yapıyor.Yokluğu ise depresyon,düşmanlık ve birçok hastalık için risk olarak kendini gösteriyor.
Yapılan araştırmalar insanın iyi hissetmesi ile daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürmesi arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor.İlaç kullanmanın dışında serotonin salınımını sağlayan en güçlü faktör hiç kuşkusuz ışık.Bu yüzdendir ki aynada bile olsa güneşi gören insanların yaşamlarında,masalsı bir değişim olmuş.
Hiç değilse günün belli bir kısmında,mutlaka cam kenarına konulmam gerektiği konusunda ki ısrarım boşuna değilmiş.
Atalarımız hem toplayıcılık hem de tarımsal ekonomi döneminde,zor bir hayat sürmüşler.Lakin günümüzde ki kadar hastalık ve strese maruz kalmamışlar.Uzmanlar bunu,koşullar daha zor olsa da,8-10 saat açık alanda,parlak ışık altında çalışıyor olmalarına bağlıyor.
Parlak ışık kadar;pembe mavi,sarı,yeşil,kırmızı gibi parlak renklerin de serotonin salınımı üzerinde etkisinin olduğu söyleniyor.Sanırım bu yüzden haziranda ölmek daha zor:)
Bu açıdan baktığımızda yaşadığımız mekanları şeker renkleriyle donatıp,aydınlattığımızda ruhumuz için tartışmasız bir cömertlik yapıyoruz.
Cam kavanozunuz içinde ki çaysa,sadece çay kavanozudur.Lakin şeker renklerine boyanmış bir çay kavanozu,aynı zamanda bir şifacıdır:)

 Şu ana kadar yaptığım çalışmalarda kullandığım malzemeden sonra en çok sorulan satılık mı?sorusuydu.Evet,artık satılık.Bu cam boyama kavanoz setleri sahiplerini bekliyor. 
Altı adet birer litrelik,bir adet 800ml.lik,boyanmış kavanoz seti.Cam boyama kavanozlar,peçete dekupajı ve puantiye ile süslenmiştir.Tüm elde boyanmış ürünler gibi elde yıkanabilir,kolay deforme olmaz.
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

24 Ekim 2013 Perşembe

BEREKET SEMBOLÜ BALIK VE CAM ŞİŞE BOYAMA

Fareler tek seferde 18 civarında fare yavrulayabilir.Bunu yılda 4-5 kez yapabildiklerini düşünürsek,ailelerine yılda yüze yakın üye katabilirler.Lakin hiçbir zaman dünya,fare istilasına uğramamıştır.Balıklar ise ne kadar çok yumurta bırakırlarsa bıraksınlar,yumurtaların ve bebek balıkların %80'i telef olur.Buna rağmen kalan %20 bilinçli bir hasar görmezse,denizler balık dolar.İşte bunun adına:"Bereket"denir.Yüce Yaratan balıklara, tüm yenilebilir hayvanlara bahşettiği gibi bereket bahşetmiştir.Bundan dolayıdır ki balık her dilde bereketin sembolüdür:)Dokunmadan sevme diye bir sevgi türü yoktur kanımca.Fakat balıklar istisnadır.Onları gözleriyle de doya doya sever,öper koklar insan.Bir süre önce internette balık motifli çini bir tabağa rastladım.Aman Allah'ım o nasıl bir güzellikti öyle.İçimden ekranı öpmek geldi(öpmedim ama).Çizgilerde ve renklerle masalsı bir sıcaklık ve derinlik yoksa çini sevdiğim söylenemez(di).Fakat sanırım o balıklara aşık oldum.Zira;balıklar




yakut kırmızısı laleler,turkuaz ve gülguni renkli çiniler rüyalarımı süslüyor.


Kabul ediyorum balıklı çini boyayamam (şimdilik tabi ki)ama elbette balıklı dekupaj yapabilirim:)
BALIK MOTİFİ,BALIK DESENİ
Bu muhteşem balık motifi çini bir karonun üzerine boyanmıştı.Şimdi benim su şişemi süslüyor.Çini niyetine olsun inşaALLAH...
Bir gün çini üzerine de balıklar çizeceğim :)
Mavi zemin üzerine resim transferi yaptım.Üzerini de 4-5 kat vernikledim.Çok güzel oldu.Ona yanağımı yaslayıp uyuyasım var.Yaprakları sitenin bahçesinden topladım.Sonbahar madem böyle büyüleyici geçiyor,onu da minnetle anayım istedim:)
Yaş aldıkça bana bir haller oldu,hangi mevsimi daha çok sevdiğimi bilemez oldum.Ya da hep böyle muhteşemdi mevsimler,ben yeni farkına vardım :)

Feng Shuı dipnotu:Evimizin sağını solunu balık motifleriyle süsleyelim,baktıkça bereketi çağrıştırsın hanemize.Sonra Sonsuz Bereketin Sahibine,Şükredelim Sınırsızca...
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

21 Ekim 2013 Pazartesi

YARI YAŞIN KUTLU OLSUN MASALSI-CAM KAVANOZ BOYAMA :)

Benim kalabalık bir ailem var.Böyle bir aileye mensup olmanın tartışmasız pek çok nimeti var.Benim en sevdiğim;her güne kutlama yapacak bir sebebimizin olmasıdır.Bir yılda kestiğimiz pastasının tahmin edilebilir bir sayısı yoktur.Bunda Periliçenin(kız kardeşim) pastacılıkla ilgili bir işte çalışıyor olmasının payı inkar edilemez.Marie Antoinette yaşasaydı muhakkak bizi çok severdi:)
Neden blogumun yarı yaşını kutlama yazıma böyle:"Kutlama benim genlerimde var"diye bir mazeret girizgahıyla başladım bilmiyorum.Ne olmuş yani,bir yılın dolmasını bekleyemedim:)
İlk blog yazım dün gibi hatırımda:Tanışma yazım.Yedi kişi okumuştu.Sayaçta kendi ziyaretimi kapatmayı bilmediğimden muhtemelen biri bendim :)
O kadar çok blog vardı ki,beni kimse okumaz, okumak istese de bulamaz diye düşünmüştüm(ne kadar da yanılmışım).
Elbette ben de her blogger gibi blogunuzun okunması için diye başlayan yazıları okumuştum.Kurallar belliydi:
1)Düzenli yazı ekleyin(ben maalesef 6 ayda 64 post yazabildim:(
2)Diğer blogları ziyaret edin blogunuzu tanıtmak için çekiliş falan yapın.(zamansızlıktan beni takip eden arkadaşlarımın dışında ki blogları maalesef gezemedim ve de çekilişte yapamadım:(
3)Özgün içerik eklerseniz Google sizi indeksler(o kavanozu benden önce 1 milyon kişi boyamıştı:(
Kısaca hiç şansım yoktu.Kimse okumazsa ben okurum felsefesiyle yazmaya başladım.
İyi ki yazmaya devam ettim.Tamam sadece 64 yazım ve 158 takipçim var(10 kişisi zaten arkadaşım).Yani oldukça içe dönük,fazla kendi halinde bir blog MASALSI.
Lakin her bloggerin arzu edeceği bir şey oldu. Google beni sevdi.Benden  önce 1 milyon kez yazılmış olsa da,benim yazılarımı üst sıralarda indeksledi.
Seni seviyorum Google.
Yarı yaşın kutlu olsun MASALSI...
Beni takip eden,okuyan,yazmam için cesaretlendiren,hatta"yeni post nerede kaldı" diye mesaj atan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Hepinizin güzel yüreklerinden öpüyorum :)
Başlangıçta en çok okunan yazım,hakikaten boyadığım kavanozlardı(burda).Onları öylesine sevdim ki yarı yaş kutlamasında yine kavanoz boyama var :)

EMİNE MASAL, MASALSI, KAVANOZ BOYAMA, CAM BOYAMA, BAHARAT TAKIMI BOYAMA, HOBİ, DIY,CAM KAVANOZ BOYAMA,DEKUPAJ,BLOG,BLOGGER,GOOGLE
      Daha önce bal kavanozlarını boyayarak kendime baharat takımı yapmıştım.Fakat baharat ailesi benim kavanozlarımdan fazla olunca,bu turşu kavanozlarını biriktirdim:)
     Üstüne yazsam da içindekini yine de görmeliyim diye etiket şeklinde boyadım.

EMİNE MASAL, MASALSI, KAVANOZ BOYAMA, CAM BOYAMA, BAHARAT TAKIMI BOYAMA, HOBİ, DIY,CAM KAVANOZ BOYAMA,DEKUPAJ,BLOG,BLOGGER,GOOGLE
    Bu porselen gülleri çok seviyorum.
  Boyam artıkça onları boyayıp sağa sola yapıştırıyorum:)
    Kavanoz kapakları için emin olamadım.Çünkü rafta görünmüyorlar:( Hala iyi bir fikir olup olmadığını düşünüyorum. 


EMİNE MASAL, MASALSI, KAVANOZ BOYAMA, CAM BOYAMA, BAHARAT TAKIMI BOYAMA, HOBİ, DIY,CAM KAVANOZ BOYAMA,DEKUPAJ,BLOG,BLOGGER,GOOGLE
      Boyanmış kavanoz koleksiyonumun yeni üyelerinin,aile fotoğrafı.
     Folkart enamel boya kullandım.Desenler resim dekupajı.
   Boyanmış cam objeleri çok seviyorum.Bu turşu kavanozlarının boyanmış,süslenmiş hallerini de çok beğendim.Lakin heyecandan havaya girmiş de olabilirim:Affola.
Sevgiyle,afiyette kalın inşaALLAH...

24 Eylül 2013 Salı

ADIM ADIM CAM BOYAMA KEK STANDI VE PEÇETE DEKUPAJI

Taçlandırılmış ekmektir"kek"Rahmetli babaannem yağlı-tatlı ekmek derdi:)Taze kek kokusu nerde olursak olalım evdeymiş gibi hissettirir.
Hani bazı anlar vardır ya,sonsuz bir şükür ve minnet duygusu dolar yüreğimize,huzurun damarlarımızda akışını hissederiz,mutluluk cümleleri kurmak kolaylaşır.Kek kokusu hiç kuşkusuz o anlardan biridir.Bir yiyecek insan yüreğini bu kadar minnetle doldurabilir mi?-Böyle güzel kokarsa elbette.Başımızın üstünde ki çatı,koklama-tad alma-görme duyumumuza sonsuz minnet duyarız.Teşekkürler ALLAHIM,sonsuz teşekkürler:Bahşettiğin hayat,verdiğin sağlık,huzur ve sayısız nimetler için...
Bu hafta bir cam kek standı boyadım.fakat kek fanusunu boyayıp boyamama konusunda çok kararsız kaldım.
 Boyalı fanuslar çok şık duruyor ama:
Kek madem ekmekgillerin kraliçesi elbetteki çok güzel kokmalı.Lakin yetmez görünümü de tablo gibi güzel olmalı.Kek fanusunu boyamam demek bu güzelliği kapatmak demekti.Ben de sadece cam kek standını boyadım.
Cam kek standını boyamak hem çok kolay hemde çok eğlenceli.Cam boyamak için düşük ısıda fırınlanabilen yada oda ısısında 21 günde kuruyabilen enamel boya kullanıyoruz.Cam boyamada işlem basamaklarını kısaca anlatacak olursam:
 1)Peçete dekupajı için kullanacağım deseni peçeteden kesip çıkardım.İyice sildiğim cam kek standının üzerine nasıl yerleştireceğimi belirledim.
2)Biraz sulandırdığım transfer tutkalıyla peçete desenlerini kek standının tersinden yapıştırdım(peçete tukalıyla yıldızım barışmadı:( 
Desenlerde kırışıklık oluşabiliyor,katını kestiğim bir buzdolabı poşetinin üstünden elimle hafifçe düzeltiyorum.
3)Folkart enamel beyazla pon pon fırça yardımıyla kek standını tersten boyadım,süngere boyayı ne az ne çok alın,mümkün olduğunca kurumadan aynı yerlere süngerinizi sürmeyin,doku bozulabiliyor.Pon ponlayarak boyamak çok eğlenceli ve çokda hızlı.
 Işığa tuttuğumuzda arkasını göstermeyecek duruma gelinceye kadar boyuyoruz.Ben 3 katta opak bir görüntü sağladım.
Çok ama çok güzel oldu,benim maviş masamla da birbirlerine çok yakıştılar.Şimdi onlara bakıp bakıp kek şarkıları söylüyorum:


"insan neler yapar isteyince
bu bir şey değil düşününce
ben de tarifi öğrenince,
kalktım sana kek yaptım".

Haaah hay kek de yaparım,kek standıda boyarım.Nasıl becerikli hissediyorum,bilemezsiniz.Öyle keyifliyim ki, sanki gökyüzünü boyadım:)
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH.

10 Haziran 2013 Pazartesi

CAM ŞİŞE BOYAMA VE DEKUPAJ

Hayatımın uzunca bir kısmının İstanbul da geçmesine rağmen, Eminönünün arka  sokaklarına girmişliğim sayılıdır.Benim için Eminönü Yeni cami, güvercinler,boğaz turu tekneleri,Mısır Çarşısından ibarettir.Hoş birkaç kez mısır çarşısının arka kapısından, bu kapı hangi dünyaya açılıyor diye çıkmışlığım var.Her defasında kendimi,abla gelinlik lazım mı ,çeyizlikler içerde çok ucuz diye beni sağa sağa sola çekiştiren amcaların için de bulup,koşar adım gerisin geri mısır çarşısına dönmüşümdür.Bu kez ınternetten etraflıca araştırdım.Sağolsun Nalanın Hobileri blogu çok güzel bir dosya hazırlamış.Geçen hafta bu defa gezmediğim sokaklarını ve hanlarını keşfetmek için Eminönüne gittim.Hobi malzemeleri için Sabuncu Hanı buldum.Ya ben görmedim ya da sadece 2 minicik dükkan vardı.Aldığım tariflere göre 2. dükkana girdim.Ben han deyince, şöyle bak bak doyamayacağım,raflarında binlerce ham obje,boya vs. bulunan,nereye bakacağımı şaşırıp,ne alacağıma karar veremeyeceğim bir yer sandım.İtiraf ediyorum ben Mısır Çarşısı gibi bir yer hayal etmiştim.Yine de ihtiyacım olan bir çok malzemeyi alabildim.Ama sadece bunun için oraya gitmeye gerek yok.Internet sitelerinden de, hem özellik hem fiyat olarak aynı malzemeleri satın alabiliriz.Bir de çok anlatılan Şark Hana gittim ki,hala  büyük oranda çin mallarının, pek de sevimli olmayan bir esnaf kesimi tarafından satılıyor olmasının neden bu kadar ünlü olduğunu anlayamadım.Her şeyi de anlamam gerekmiyor:)
Fakat tekstil aksesuarları ve bujiteri satan dükkanlar baş döndürücüydü.Onlara bayıldım. Bu yazı niye bu kadar uzadı.Aslında sadece Sabuncu Han dan aldığım çilekli peçete ve meyva suyu şişelerini boyadığımdan söz edecektim.
Daha önce boyadığım kavanozları(burda) içleri görünsün diye etiket şeklinde boyamıştım.Hem  çok fonksiyonel hem de çok şık oldular.Bu meyva suyu şişelerini yazları meyva suyu konsantresi yapmak ve için kullanıyorum.Kullandığım eşyaları temizlemek  için, ya elim  rahatça içine sığacak yada içini mutlaka göreceğim.

Tamda bu sebeple, şişeleri de etiket şeklinde boyadım.Boyayacağım alanı bantla belirledim.Enamel boya 2 katta kapatıyor.Peçeteden kestiğim çilek dallarını   dekupaj tutkalıyla yapıştırdım.(peçete tutkalı anlamsız bir şey ben ondan hiç hoşlanmadım.)

Peçete buruşuyor elbette,bir buzdolabı poşetini kesip,dikkatlice yapıştırdığım imajın üzerine koyuyorum ve hafifçe elimle üzerinde geçiyorum.Sonuç:Sıfır kırışıklık:)sonra vernikledim. 

Şişe ve kavanozlara kurdelaları yapıştırmıyorum.Sadece fiyonk yapıp bağlıyorum.böylece yıkarken kolayca çıkartıp,tekrar bağlayabiliyorum.



 Şişeleri mi de çok sevdim.Mutfağıma yaz geldi.Sevgiyle kalın.


15 Mayıs 2013 Çarşamba

KAVANOZ BOYAMA- JAR PAINTING

Zamanla baharat takımımın  parçaları kırılınca, ben de  çözüm odaklı her kadın gibi baharatlarımı kavanozlara koymaya başladım.Fakat aklımın cebinde hep şık bir baharat takımı almak vardı.Sonra bloglarda boyanmış o muhteşem kavanozları gördüm.Hayatımın başka bir eksiğini farkettim: Hiç boyanmış kavanozum yoktu,hemen olmalı dedim ve ben de kendi baharat takımımı yaptım.Kavanozlar evde vardı, kırtasiyede ki son beyaz enamel boyayı kaptım ve işe koyuldum. Dekupaj için kullandığım peçeteyi sevgili eliften bu günleri hayal ederek almıştım zaten.(ileri görüşlüyümdür de).

jar painting,jarİçlerini görebilmek için etiket şeklinde çalıştım.Boyanın etiketin de 140 derecede 30 dakika fırınlayın ya da 21 gün bekleyin yazıyordu.Sabırsızlığım yüzünden fırınlamadan peçeteleri yapıştırdım ve vernikledim.Şimdi kullanmak için 21 gün bekleyeceğim.Sanırım bu hasretle 21 gün yaşayabilirim

jar painting,decoupage jar

Hem şık hem fonksiyonel kavanozlarım var artık.Ne bileyim bu halleriyle onlara kavonoz demek biraz tuhaf şöyle pıtırcık,lolitop falan daha uygun sanki.
Arkadaşlar bloglarında muhteşem süslemeler yapmışlar ama acemi bir boyacıya göre ben de kendimle gurur duydum .
jar painting,decoupage jar
Siz nasıl güzel şeylersiniz öyle:) bak bak doyamıyorum.Nazım Hikmet den bir rubaiyle yazıyı bağlıyayım.sevgiyle kalın:)

Öptü beni : — Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır, dedi.  
Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,dedi.  
İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :  
körler onları görmese de, yıldızlar vardır, dedi...