PORSELEN BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PORSELEN BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mart 2014 Pazar

GÜVERCİN BİBLOSU BOYAMA VE DEKUPAJ

"Her insan mutlu olamaz.Çünkü gereğinden fazla özler dünü.
Hak ettiğinden fazla düşünür yarını.
Ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü.
Her insan mutlu olamaz.
Çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları.
Hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri.
Ve asla göremez yanı başındakileri."Demiş Erich Fromm.
"Yağmur damlalarını yeryüzüne melekler indirir"derdi rahmetli babaannem.Bu sabah evden çıktığımda muhteşem bir melek sağanağı vardı.Kuş sesleri arasında,tepeden tırnağa çiçeğe kesmiş ağaçları seyrederek işe gidiyordum ki,birden dilime takıldı Erich Fromm'un sözleri.Ne kadar çok şeye sahip olduğumu düşündüm.Ve ne kadar az kıymet bildiğimi.Kendine bir iyilik yapmalı insan.Sakinleşip sahip olduklarını,yanında olanları fark etmeli.Cennetinin farkına varınca da;dertler o kadar da çözümsüz görünmüyor gözüne insanın.Sonsuz teşekkürler olsun,şükrün muhteşem sahibine.
Blogumu boşladığımı söyleyen arkadaşlar kesinlikle haklısınız.Bu sıralar pek bir şey yapmadığım için buraya da fazla uğrayamıyorum.Uzun zaman önce boyadığım bu güvercinleri süsledim.
KUŞ BİBLOSU, KUŞ BİBLOSU BOYAMA, SERAMİK GÜVERCİN BİBLOSU, ÇİNİ BOYAMA, ÇİNİ DESENLERİ, PEÇETE DEKUPAJI, MASALSI, ERİCH FROMM, EMİNE MASAL, ÇİNİ NASIL BOYANIR
Çok güzel oldular,hemen paylaşayım dedim.Çok seviyorum kuşları,gözüm hep onlarda.
KUŞ BİBLOSU, KUŞ BİBLOSU BOYAMA, SERAMİK GÜVERCİN BİBLOSU, ÇİNİ BOYAMA, ÇİNİ DESENLERİ, PEÇETE DEKUPAJI, MASALSI, ERİCH FROMM, EMİNE MASAL, ÇİNİ NASIL BOYANIR

Ekru olanlarını daha önce paylaşmıştım.merak edenler için:buraya tık tık.
KUŞ BİBLOSU, KUŞ BİBLOSU BOYAMA, SERAMİK GÜVERCİN BİBLOSU, ÇİNİ BOYAMA, ÇİNİ DESENLERİ, PEÇETE DEKUPAJI, MASALSI, ERİCH FROMM, EMİNE MASAL, ÇİNİ NASIL BOYANIR
seramik güvercinlerin ham halini hobi mağazalarında bulabilirsiniz.Ben enamel boyayla boyayıp peçete dekupajı yaptım.Evin neresine koyarsanız koyun sıcaklık -özgürlük duygusu çağrıştırıyorlar.
KUŞ BİBLOSU, KUŞ BİBLOSU BOYAMA, SERAMİK GÜVERCİN BİBLOSU, ÇİNİ BOYAMA, ÇİNİ DESENLERİ, PEÇETE DEKUPAJI, MASALSI, ERİCH FROMM, EMİNE MASAL, ÇİNİ NASIL BOYANIR
Hatırlarsanız haftada bir güncük olan iznim de bir çini kursuna gitmiştim.Çini boyamayla ilgili aklımda tek şey vardı:Kuş desenleri boyamak.Şansıma gittiğim kursta hiç kuş deseni yoktu:)Bu da harika şeylere vesile oldu oturup kendi kuşlarımı çizdim.Ben çok beğendim.Ateşle koklaşınca çook daha güzel olmalarını umuyorum.
KUŞ BİBLOSU, KUŞ BİBLOSU BOYAMA, SERAMİK GÜVERCİN BİBLOSU, ÇİNİ BOYAMA, ÇİNİ DESENLERİ, PEÇETE DEKUPAJI, MASALSI, ERİCH FROMM, EMİNE MASAL, ÇİNİ NASIL BOYANIR
Şu sıralar klasik çini desenlerini de sevmeye başladım.Öğrendiklerimiz muhakkak bir gün işimize yarıyor.Çini boyama yaparken orta okuldaki resim öğretmenimin öğrettiği sulu boya tekniği inanılmaz işime yaradı.Fırına girince nasıl olacaklarını bilmesem de ben çini boyamayı çok sevdim :)
Her şey gönlünüzce olsun güzel insanlar.
Sevgiyle afiyette kalın inşaAllah...

27 Kasım 2013 Çarşamba

KUŞ BİBLOSU BOYAMA&GÜVERCİNLER

"Güvercin,
pencerede kopan alkış"diyor şiirinde  Melih Cevdet Anday.
Başka hangi cümle böyle güzel anlatabilir güvercini.
 Farsça da göğün temsilcisidir:Göğ-ercin.O, uçmaz,mavileşir.Her güvercin biraz mavidir.Nuh peygamber büyük tufanda bir güvercin uçurmuş gemisinden.Neden sonra ağzında bir zeytin dalıyla dönen göğ-ercin,tufanın bittiğini muştulamış.Bu yüzden de göğ-ercin biraz daha mavi,biraz daha sevginin,barışın alamet-i farikası olmuş.
Kadim Çin Felsefesi Feng Shuı'ye göre,hayırlı bir kısmet murad eden,yahut ilişkisinde aşk kelebekleri uçuşsun isteyen,er yada hatun kişi,sırtını evin kapsına verip sağ kolunun gösterdiği en uç köşeyi bir çift aşkı sembolize eden objeyle şenlendirmelidir.Hiç kuşku yok ki,evin aşk köşesine bir çift güvercinden daha yakışanı yoktur.
Madem Eros mesai yapmıyor,evimizin aşk köşesine bir çift koklaşan güvercin yerleştirmek başa düştü.
Bu güvercinleri YKM'de görüp aldım.Ham bisküvi görünümündeydiler.Boyadım ve süsledim.
 Öyle güzel oldular ki,hiçbir şey ummadan onlara bakmak bile insanın içinde kelebekler uçuruyor.
Elbette ki satın alırken sizi de düşünüp 5-6 çift aldım.Biri benim diğerleri sizin için.Bu masalsı güvercinleri satın almak için buraya tık tık. 

Ne zaman onlara baksam,kendimi minik kırmızı kalplerin sağanağında buluyorum.Bu gün fazla mı romantiğim ne:) Böyle romantizme Ümit Yaşar Oğuzcan'ın güvercin şiiri yakışır değil mi?
Sevgiyle afiyette kalın,inşaALLAH...

...
uzattı sevgiyle pembe gagasını
birden öğrendim hayatın manasını
kaderde sevgiyi sende bulmak varmış
seninle bir çift güvercin olmak varmış.



26 Temmuz 2013 Cuma

PORSELEN GÜL BOYAMA VE AYNA SÜSLEME

Beyaza boyadığım ayna çerçevesinden gözümü alamıyorum,öylesine güzel ve taze bir görünümü var ki.Aslında düşününce boyasının altında o aynı eski ayna.Sadece 10 gr boyayla tekrar gönlüme girişine biraz içerledim.Eski yeşilcam filmleri gibi duygularım şu sıralar.Birinin aşkını celb etmek için, biraz boya süs püs;kan tükürtür  mendile:)
Hayat böyle değil mi? Gerçeğiyle yüzleşmeli insan.Ben de hırs yaptım ve aynamı daha çok şımartayım dedim.Yeşilçamın,  ne kadar süs, o kadar popülarite ilkesiyle onu porselen  güllerle süslemeye karar verdim.İyi de nasıl?
Bazen neredeyse hiç boş vakti olmayan biri olarak cesaretime hayran kalıyorum.Önce İstanbul'a giden bir arkadaşıma gül siparişi verdim.Sabuncu Handan gülleri tedarik etmiş, ayakları dert görmesin.
Şu ana  kadar ki başarılı boyacılık geçmişimden aldığım güçle gülleri boyadım.Güllere aşınmış metal görünümü vermek istiyordum.Bunun için önce siyah akrilikle boyadım.Çok iyi gidiyordum, ta ki beyazla boyamaya geçinceye kadar:( 
Fotoğrafta ki  görünüm,  iki kat boyadan sonra da değişmeyince ümitsizliğe kapıldım.Belki yağlı boya daha kolay olabilirdi,neyseki sonunda gülleri bembeyaz boyamayı başardım:)İyice kuruduktan sonra zımparayla aşındırdım.
Ahşap tutkalıyla  aynaya yapıştırdım.Aynayı da ben boyamıştım;burda.
Sonuç mu  muhteşem,
Filiz Akın-Emel Sayın karışımı bir şey:).Görenler gülleri   gerçekten metal zannettiler.Sonuç olarak biraz süsten hiçbir zarar gelmez,ve ne kadar az, o kadar çok:)vs.vs...
Bilemezsin,
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
Ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey
Doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla. 
Demiş Mevlana,ne de güzel söylemiş:)

Sevgiyle afiyette kalın her daim  inşaAllah:)






















2 Haziran 2013 Pazar

PORSELEN TABAK BOYAMA VE DEKUPAJ

...

KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde 'yetim-öksüz' kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle
saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler.. .
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker 'sarıkız'.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde...
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir
temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci.. .
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde. Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar,
dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki 'Dikkat et...' duyulmaz, annesi gitmiştir 'geç kalma'nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.Ve bir kadın
gittiğinde pek çok 'yetim' bırakmıştır arkasında.

 Ne güzel gözlemlemiş ve de dillendirmiş Bekir Çoşkun.Sanırım kadınların çoğu, aynı genetik koddan hareket ediyor.Yaşadıkça, görüntüde anlamsız fakat değerli bir anısı olan,  kutular dolusu obje biriktiriyorlar.Boyamayı çok seviyorum.Sorun şu ki mdf objeleri bir türlü sevemiyorum.Ben de ev deki eşyalara yeni yüzler yapıyorum:)

Bu dekoratif tabak yeğenimin anneler günü hediyesi.

Palyaço imajı gibi, geyşa imajını da hiç sevmem.Başkalarını mutlu etmeye programlanmış maskeli ruhlar.Bana incitici geliyor:( O sebeple bu tabak, değerli hatırasıyla bir kutuda uyuyordu.Ben ona dokununcaya kadar.Yeni projem için onu seçtim.Yüzeyi boyutlu boyalarla çalışıldığı için çok pütürlüydü. enamel boyayla 4 kat boyayarak pürüzlerden  kurtulabildim.





Ve üzerine peçete dekupajı yaptım. Vernikledim.

Çok güzel oldu.Onu çok sevdim.

İtiraf etmeliyim hediyeye yeni yüz yapmak, biraz suçlu hissettiriyor.Fakat tabak ve anısı aynı sadece desenlere katkı sağladım.Bununla yaşabilirim sanırım:) Sevgiyle kalın...

26 Mayıs 2013 Pazar

PORSELEN PASKALYA YUMURTASI BOYAMA

Evde ki yenileme çalışmalarım, hızla devam ediyor.Bu sıralar bununla fazla ilgilendiğimden midir, bilmiyorum sürekli bana malzeme çıkıyor.Kız kardeşimin minik pofurcuğu, geçen hafta evden şöyle bir geçti.Ardından yaptığım hasar tesbiti, şiddetli bir lodostan halliceydi.Feda olsun küçük adamıma.Kırıcak ki keşfetsin,öğrensin dimi.
Bu parçalarına ayrılmış rus paskalya yumurtasını babam hediye etmişti.

Pofurcuk onu da merak etmiş:)Ben kırılan, dökülenin ardından üzülen biri değilim.Eskiden hasar gören eşya, hatırası varsa bir kutuya yoksa çöpe giderdi.Ama şimdi hayata tutunuyor:Yumurtayı  iki kat enamel boyayla boyadım. 

Kaplardan birindeki minik çatlaktan hiç iz kalmadı. 

Sonra peçete dekupajı yaptım.Kullandığım transfer tutkalından sanırım, peçete demek için şahit lazım,boyamışım gibi duruyor.İki peçete yapıştırdım diye amma havaya girdim:)

Paskalya yumurtaları sahip oldukları ünü Karl Gustavoviç Fabergéye borçlular:
Rus Çarı III. Aleksandr’ın, 1885 yılında Çariçe Maria Fyodorovna’ya verdiği Paskalya armağanı, ilk etapta çariçeyi düşkırıklığına uğratmıştı belki de:yaklaşık 6,5 santim boyunda, mineli bir yumurta;evet, çok zarif bir parçaydı, ama yine de geleneksel bir paskalya yumurtasıydı işte.Oysa yumurtanın içi süprizlerle doluydu. çıldığında, yumurtanın sarısının altından olduğu görülüyordu. Onun içinde altın samanlar üzerinde çok hoş bir altın tavuk vardı. Onun içinde minicik bir elmas taç, onun içinde de mini minnacık bir yakut takı.Çariçe ömründe böyle bir şey görmemişti.Tüm bir çarlık ailesi bu inanılmaz armağan karşısında o kadar büyülenmişti ki,Paskalya yumurtasının tasarımcısı kuyumcu  Karl Gustavoviç Fabergé tüm tasarımlarında çarlık mührünü kullanma hakkını elde etti.


Ben haddimi bilirim,benim yumurtamın Faberge nin yumurtalarıyla  elbette ki hiç ilgisi yok.Ama benimki de güzel oldu değil mi?Oldu oldu güzel oldu:)sevgiyle kalın ...

22 Mayıs 2013 Çarşamba

SAKSI BOYAMA VE PEÇETE DEKUPAJI

Metre kareye 2-3 kertenkele düştüğüne göre Bursa'ya yaz kesin olarak geldi.Gerçi onlara kertenkele demek haksızlık oluyor; iguana, bebek timsah daha münasip olur  kanımca:)Kertenkelelerle  başım hoş olmasa da mayıs ayına bayılıyorum.Sokakları dolduran gül ve hanımeli kokuları,pazar tezgahlarındaki rengarenk cümbüş, bereketi ,yağmuru,güneşi,sabahı,akşamı içimi huzurla dolduruyor.Ben bütün mayıs ağzım kulaklarımda,tasasız yaşıyorum.Çok teşekkür ederim Allahım.Ne olur en kötü günlerimiz hep böyle olsun.
Mayıstan paylarını alsınlar diye balkonda ki plastik saksıları boyadım ve süsledim.
 
Neredeyse mayıs kadar güzel oldular.Her yerde görebileceğimiz sıradan basit plastik,galveniz veya seramik saksılardan biraz
çabayla tasarım saksılar boyayıp, hayatımıza masalsı dokunuşlar katabiliriz.Bunları satın alabileceğim, konsept magazalarda var ama satın aldığım hiçbir şey bana bu kadar güzel gelmiyor,bu kadar egomu okşamıyor :)


 Saksıları iyice yıkayıp kuruladım sonra beyaz akrilik boyayla 4-5 kat boyadım.Güller peçete dekupajı.Mavi çini efektini ise  pon pon süngerle  yaptım.Su bazlı vernikle 2 kat vernikledim.Daha dayanıklı olmaları için suyla sık temas edecek mavi kısımları yat verniği  ile tekrar vernikledim.

Ben çok beğendim,altı üstü bir saksı lakin ne yaparsınız ille de kullandığım eşyayı bile sevmeliyim:)
Bunlarda arkadaşımın  peçete dekupajı yaptığı saksılar.Komşu da boyanır, bize de düşer dedim ve fotolarını kaptım.Bu galveniz saksıyı çok beğendim,çok beğendim, benim olsunlar istiyorum:)

Ama lakin bu porselen saksılar:off ya böyle güzel olunur mu? Beyaz porselen saksılara sihirli bir el dokunmuş,sindrella olmuşlar.Ben renklere,puantiyelere,desene bayıldım.Ellerine sağlık Elifciğim:)
Böyle güzel saksılara Orhan Veli yakışır.Sevgiyle kalın:)



Anlatamıyorum

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…