EMİNE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EMİNE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Haziran 2013 Pazar

PORSELEN TABAK BOYAMA VE DEKUPAJ

...

KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde 'yetim-öksüz' kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle
saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler.. .
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker 'sarıkız'.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde...
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir
temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci.. .
Bir anne gider...
Bir dost...
Bir arkadaş...
Bir sevgili...
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde. Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar,
dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki 'Dikkat et...' duyulmaz, annesi gitmiştir 'geç kalma'nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.Ve bir kadın
gittiğinde pek çok 'yetim' bırakmıştır arkasında.

 Ne güzel gözlemlemiş ve de dillendirmiş Bekir Çoşkun.Sanırım kadınların çoğu, aynı genetik koddan hareket ediyor.Yaşadıkça, görüntüde anlamsız fakat değerli bir anısı olan,  kutular dolusu obje biriktiriyorlar.Boyamayı çok seviyorum.Sorun şu ki mdf objeleri bir türlü sevemiyorum.Ben de ev deki eşyalara yeni yüzler yapıyorum:)

Bu dekoratif tabak yeğenimin anneler günü hediyesi.

Palyaço imajı gibi, geyşa imajını da hiç sevmem.Başkalarını mutlu etmeye programlanmış maskeli ruhlar.Bana incitici geliyor:( O sebeple bu tabak, değerli hatırasıyla bir kutuda uyuyordu.Ben ona dokununcaya kadar.Yeni projem için onu seçtim.Yüzeyi boyutlu boyalarla çalışıldığı için çok pütürlüydü. enamel boyayla 4 kat boyayarak pürüzlerden  kurtulabildim.





Ve üzerine peçete dekupajı yaptım. Vernikledim.

Çok güzel oldu.Onu çok sevdim.

İtiraf etmeliyim hediyeye yeni yüz yapmak, biraz suçlu hissettiriyor.Fakat tabak ve anısı aynı sadece desenlere katkı sağladım.Bununla yaşabilirim sanırım:) Sevgiyle kalın...

31 Mayıs 2013 Cuma

ISLAK KURABİYE

İnsan türleri içinde ben, eve gelmeyi çok sevenlerdenim.Dışarı da geçirdiğim vakit ne kadar eğlenceli olursa olsun, kapımı açıp evime girmemin verdiği mutluluk paha biçilemez.Tabi eve gelmeyi bu kadar çok seven insanların, doğal olarak kapı açılınca görmek,koklamak istedikleriyle ilgili düşleri de oluyor.Ev de en sevdiğim koku hiç kuşkususuz kurabiye ve kek kokusu :).İnsan bir tarif alırken  kurabiye gibi kokuyormu diye de sorar mı? Sorar:).Kokmuyorsa pişirmem.
Benim de her kadın gibi bir çekmece dolusu yemek kitabım,defterim,bir parça kağıda hızla yazılmış tariflerim var.En sevdiklerimi pişirdikçe, fotoğraflarını çekmeyi unutmazsam :) bloguma eklemeye karar verdim.
Bu günkü kurabiyeleri küçük gökyüzü(kızkardeşim) pişirdi.Ben de fotoğraflarını çekerek katkı sağladım.Aslında hemen her yemek blogunda olan bir tarif ,fakat madem ki çok seviyorum ekleyeyim dimi:)

masalsı,emine masal
MALZEMELER:
  • 25 gram kakao(3 yemek kaşığı)
  • 125 gram margarin ve ya tereyağı
  • 1 tane yumurta
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Aldığı kadar un (2,5 su bardağından biraz fazla)
Şerbeti İçin:
  • 2 çay bardağı şeker
  • 2 çay bardağı su
  • Birkaç damla limon suyu
YAPILIŞI:
  1. Önce şerbeti hazırlıyoruz, suyu ve şekeri kaynamaya başladıktan sonra orta ateşte 6-7 dakika daha kaynatıp ve limon suyu sıkarak ateşten alıyoruz ve iyice soğutuyoruz.
  2. Hamur malzemelerini un hariç karıştırma kabına alıp karıştırıyoruz. Azar azar un ekleyerek ele yapışmayan yumuşak bir hamur elde ediyoruz.
  3. Hamurdan istediğimiz büyüklükte parçalar koparıp yuvarlıyoruz.Yağlı kağıt serilmiş tepsiye aralıklı diziyoruz.
  4. 180 derece önceden ısıtılmış fırında kurbiyelerin üzeri çatlamaya başlayana kadar pişiriyoruz.Yaklaşık 15-20 dk.
  5. Sıcak kurabiyeleri soğuk şerbetin içine hızla batırıp çıkarıyoruz ve servis tabağına yerleştiriyoruz.Üzerlerini fıstık veya hindistan ceviziyle süsleyebiliriz.ben fotoğraf çekmek için acele edince unuttum:( Bir gece dinlendirince daha lezzetli oluyormuş.Dinlendirdik mi?Hayır. Kurabiye gibi kokuyormu? Kokuyor.Lezzetli mi? Muhteşem.Eee daha ne olsun. Sevgiyle afiyette kalın:)