AHŞAP ÇERÇEVE SÜSLEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AHŞAP ÇERÇEVE SÜSLEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2013 Pazartesi

HZ. MUHAMMED'İN(SAV) KEDİ SEVGİSİ VE ÇERÇEVE BOYAMA-DEKUPAJ

Kedilere uyguladıkları kontrolsüz kısırlaştırma politikasından dolayı Nilüfer Belediyesini esefle kınıyorum.Öyle kapıma kadar gelip:"Bir şeye ihtiyacınız varmı?"diye sormanız umrumda bile değil.Benden oy değil, hava alırsınız.Cana saygısı olmayana,haşa  hürmetim yoktur.Bu bize peygamber  mirasıdır.Hz.Muhammed(sav),Uhud seferine çıktığında,ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkmış.Allah'ın Sevgilisi,ezilmemesi için kedinin başına bir nöbetçi dikip,koca orduyu kedinin etrafından dolaştırmış.Ve seferden dönerken kediyi sahiplenerek adını Müezza koymuş.Siyah beyaz bir Habeş kedisiymiş Müezza.Bir sokak kedisi Mekke'nin sıcak kavurucu çöl sokaklarından Hz. Muhammed'in(sav) yüce sevgiysiyle kurtulmuş(ne büyük bir lutuf).
Rasulullah(sav),Müezza'yı o kadar çok severmiş ki,Müezza bir gün sedirde oturan Hz. Muhammed'in(sav) giysisinin ucunda uyuya kalmış.Uyuyan bu güzelliğe kıyamayan Hz. Muhammed(sav),Müezza'yı uyandırmaktansa giysisinin ucunu keserek kalkmayı tercih etmiş.Hz.Muhammed(sav),kedisi Müezza içtikten sonra kapta kalan su ile abdest alacakken Sahabe-i Kiram Ebu Nuaym "Ya Resul o sudan kedi içti"demiş.Resulullah(sav):"Onlar en temiz ağıza sahiptirler" buyurmuş ve abdest almıştır(Hz.Aişe)
Peygamberimizin(sav) hadislerini nakleden Abdurrahman bin Sahr'a:
"Bir gün elbisemin içinde küçük bir kedi saklıyordum.Resulullah(sav) beni görünce, "Nedir bu?" diye sordu.Ben de:"Kedicik" dedim. Bunun üzerine Resulullah(sav),yavruyu sevmiş, okşamış,ve:"Utanma,öğün.Sen Ebu Hureyre(kedi babası)sin"demiş.Bundan sonra adı Ebu Hureyre olarak anılmış.Hakikat,Rasulullah'ın(sav) bize öğütlediği gibidir.Cana hürmetin,istisnası yoktur:"Merhameti olmayana,merhamet edilmez."
Geçen hafta kızkardeşimle 48 saatte Bursa -istanbul-Ankara turu yaptık.İnanılmaz yorucuydu,elbette keyifli de.Gittiğim şehirlerde en çok kedileri sevdim.Sokaklarında kedilerin dolaştığı semtleri çok özlemişim,ondandır bu serzenişim.Şu sıralar evde ki fotoğraf çerçevelerini yeniliyorum.
 Bu çerçeve doğal ahşap renginde ve parlak cilalıydı.Zımparayla uğraşmamak için Folkart Enamel boya kullandım.Desenler peçete dekupajı. 
Küçük meleğimiz çerçevesine bayıldı.Kucağındaki bir ginepig.Adı"Şeftali" Çok iyi anlaşıyorlar:)

Bu çerçeve polyester tarzı bir malzemeden yapılmıştı.Onu da darbelere dayanıklı olsun diye enamelle boyadım. 


Henüz onlar görmedi,fakat bu çerçevede benim prenseslerime çok yakıştı:)


    Bu fotoğrafı Piyer Loti'ye çıkarken çektim.Bebeğini besleyen bütün canlılar    böylesine muhteşem mi görünür?Aslında bundan hiç kuşkum yok.
   Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...











































26 Temmuz 2013 Cuma

PORSELEN GÜL BOYAMA VE AYNA SÜSLEME

Beyaza boyadığım ayna çerçevesinden gözümü alamıyorum,öylesine güzel ve taze bir görünümü var ki.Aslında düşününce boyasının altında o aynı eski ayna.Sadece 10 gr boyayla tekrar gönlüme girişine biraz içerledim.Eski yeşilcam filmleri gibi duygularım şu sıralar.Birinin aşkını celb etmek için, biraz boya süs püs;kan tükürtür  mendile:)
Hayat böyle değil mi? Gerçeğiyle yüzleşmeli insan.Ben de hırs yaptım ve aynamı daha çok şımartayım dedim.Yeşilçamın,  ne kadar süs, o kadar popülarite ilkesiyle onu porselen  güllerle süslemeye karar verdim.İyi de nasıl?
Bazen neredeyse hiç boş vakti olmayan biri olarak cesaretime hayran kalıyorum.Önce İstanbul'a giden bir arkadaşıma gül siparişi verdim.Sabuncu Handan gülleri tedarik etmiş, ayakları dert görmesin.
Şu ana  kadar ki başarılı boyacılık geçmişimden aldığım güçle gülleri boyadım.Güllere aşınmış metal görünümü vermek istiyordum.Bunun için önce siyah akrilikle boyadım.Çok iyi gidiyordum, ta ki beyazla boyamaya geçinceye kadar:( 
Fotoğrafta ki  görünüm,  iki kat boyadan sonra da değişmeyince ümitsizliğe kapıldım.Belki yağlı boya daha kolay olabilirdi,neyseki sonunda gülleri bembeyaz boyamayı başardım:)İyice kuruduktan sonra zımparayla aşındırdım.
Ahşap tutkalıyla  aynaya yapıştırdım.Aynayı da ben boyamıştım;burda.
Sonuç mu  muhteşem,
Filiz Akın-Emel Sayın karışımı bir şey:).Görenler gülleri   gerçekten metal zannettiler.Sonuç olarak biraz süsten hiçbir zarar gelmez,ve ne kadar az, o kadar çok:)vs.vs...
Bilemezsin,
Sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı.
Hiçbir şey içime sinmedi.
Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var.
Ya da okyanusa su.
Düşündüğüm her şey
Doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok,
Çünkü Sen zaten bunlara sahipsin.
O yüzden Sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla. 
Demiş Mevlana,ne de güzel söylemiş:)

Sevgiyle afiyette kalın her daim  inşaAllah:)