HOBİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HOBİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2014 Pazar

ALMAN GÜMÜŞÜ BOYAMA& CEMŞİD'İN NEVRUZU

Cümle yaradılmışların bahar bayramı kutlu olsun.Nevruz(yeni gün)hakkında anlatılan pek çok masalsı rivayetten,bana en inandırıcı geleni hiç kuşkusuz Kral Cemşid'in efsanesidir.Pîsdâdî hânedânının 4.hükümdarı olan Cem, 700 yıl boyunca insanlar,cinler, devler,kuşlar ve periler dünyası üstünde egemenlik kurmuş;hükümdarlığı zamanında dünya huzur ve refahla dolmuş.Yaygın efsaneye göre Hint ülkesinden gelen Cem, güneşli bir günde Azerbaycan’a gelip yüksek bir tepeye altın tahtıyla oturmuş.Güneşin ilk ışıklarıyla tahtının,mücevherlerinin ve güzel yüzünün parlaması üzerine halk Cem’e:Şid(Işıklı) unvanını vermiş.O güne de "nev-rûz"(yeni gün) denilmiş ve bayram olarak kutlanmış. Yönetimindeki 300 yıl boyunca halkı refah içinde yaşamış ve kimse hastalanmamış.
Halkı onu her gördüğünde:"Her şey,her iyi ve güzel sendedir!"diye bağırır olmuş.
Bu alkışlar yüzünden Cemşid'in yüreğine büyük bir gurur düşmüş ve kendini aşırı beğenir olmuş.Onun ruhunda ki bu açığı gören lanetli şeytan,oradan içeri girmiş.Cemşid'e secde ederek,ona melekler arasında yerlerin ve göklerin tanrısı olduğunun konuşulduğunu söylemiş.Cemşid şeytana sormuş:"Tanrılığımı halka nasıl bildireyim?"
İnsanoğlunun gafletinin eseri olan bu sözler karşısında şeytan,için için gülmüş,ve melanetine devam etmiş:
"Bir ovaya bin yük kuru odun yığsınlar,o odunları ateşe versinler,halkı bu büyük ateşin etrafına topla.En güçlü sesli adamlarına:"-Bu günden sonra tanrınız Cemşid'dir.O,yerin ve göğün tanrısıdır.O'na secde edin"Dedirt. Askerlerin halkın arasında dolaşıp secde etmeyenleri de ateşe atsınlar"Lanetli şeytanın bu kötü telkinleri dolan Cemşid söylenenleri aynen yapmış.Beş komutan doğuya,batıya,kuzeye ve güneye yürüyüp,ülkeler fethetmişler.Halkı meydanlarda toplayıp,altından,gümüşten ve türlü mücevherlerden yapılmış heykelleri ortalık yere dikip:"İşte tanrınız Cemşid budur,O'na varıp secde edemeyenler bu heykele secde edebilirler"demişler.Cemşid ve komutanları öldüğünde putları insanların ellerinde kaldı ve onlara tapınmaya devam ettiler.Böylece fetişizm(putculuk)doğdu.Ta ki Allah bir gün onlara doğru yolu göstermek için Nuh Peygamberi yollayana kadar. Nuh peygamber onları doğru yola çağırdı, puta tapmaktan vazgeçmelerini istedi.Fakat onlar ne Nuh Peygambere inandılar ne de puta tapmaktan vazgeçtiler.Sonrasını biliyorsunuz Nuh Tufanı...Allah hepimizi sonu felaket olan kibir ve gururdan korusun.
Şu sıralar rüyalarımda bile çini boyuyorum.Lakin arada bir,eskilere yeni yüzler boyamayı da ihmal etmiyorum :)
ALMAN GÜMÜŞÜ BOYAMA, METAL BOYAMA, METAL NASIL BOYANIR, MASALSI, EMİNE MASAL, ÇİNİ BOYAMA, HOBİ, AHŞAP BOYAMA, DIY, ESKİ EŞYALARI YENİLEME, NEVRUZ,KRAL CEMŞİD
Kararmış alman gümüşlerimizden ikisini daha yeniledim.Çöpe atılmak üzereyken kızkardeşimin elinden kurtardığım bu gondola Ajda Pekkan operasyonu yaptım.
ALMAN GÜMÜŞÜ BOYAMA, METAL BOYAMA, METAL NASIL BOYANIR, MASALSI, EMİNE MASAL, ÇİNİ BOYAMA, HOBİ, AHŞAP BOYAMA, DIY, ESKİ EŞYALARI YENİLEME, NEVRUZ,KRAL CEMŞİD
Fakat o beni mahcup etmedi,Paris Hilton 
oldu  :)
ALMAN GÜMÜŞÜ BOYAMA, METAL BOYAMA, METAL NASIL BOYANIR, MASALSI, EMİNE MASAL, ÇİNİ BOYAMA, HOBİ, AHŞAP BOYAMA, DIY, ESKİ EŞYALARI YENİLEME, NEVRUZ,KRAL CEMŞİD
Kardeşim onları atma konusunda o kadar kararlıydı ki,belki kullanmaz diye minik prenseslerinin odalarına uygun boyadım.Onların çok seveceğinden eminim.
ALMAN GÜMÜŞÜ BOYAMA, METAL BOYAMA, METAL NASIL BOYANIR, MASALSI, EMİNE MASAL, ÇİNİ BOYAMA, HOBİ, AHŞAP BOYAMA, DIY, ESKİ EŞYALARI YENİLEME, NEVRUZ,KRAL CEMŞİD
Objeleri iyice temizledikten sonra(yer yer oksitlenmiştiler)enamel boyayla 3 kat boyadım.Pembe tonu için folkart enamel beyaza bir damla fuşya kattım,tam fotoğraflardaki ton oldu.
ALMAN GÜMÜŞÜ BOYAMA, METAL BOYAMA, METAL NASIL BOYANIR, MASALSI, EMİNE MASAL, ÇİNİ BOYAMA, HOBİ, AHŞAP BOYAMA, DIY, ESKİ EŞYALARI YENİLEME, NEVRUZ,KRAL CEMŞİD
Kabartma desenleri cadance parmak yaldızla vurguladım.Hem aşınmış hem de artistik bir hava veriyor:)Vernik kullanmadım.Oksitlenmiş alman gümüşlerine şimdi bakmalara doyulmuyor:)
Gönlünüzde ki her şey bahar dirilişi tadında olsun.
Sağlıkla afiyette kalın inşaALLAH...

8 Ocak 2014 Çarşamba

ÇİNİ NASIL YAPILIR&ÇİNİ KURSU DENEYİMLERİM-1

Bir çini tabak gördüm,hayatım değişti.(Hep böyle havalı bir cümle kurmak istemişimdir,kısmet bu güneymiş:)Üzerinde balıklar ve laleler olan mavi bir tabaktı.Onu görünceye kadar,çini sevdiğimi bile bilmiyordum.Neyim var benim?bilmiyorum.Kendimi durduramıyorum.İnsan her şeyi yapmaya da heves etmez ki.Hadi etti.Bunu tutkuya dönüştürmez ki.Haa mevsimseldir,geçer desem:Aylardan ocak.Şöyle bir köşe bulup,kıvrılma zamanı.Lakin yoook.Tek tatil günüme de göz diktim ve gittim bir çini kursuna yazıldım:)Kurs öğretmenim sevimli bir hanım,onu hemen sevdim.Bu kursa devam etmemin bekası için önemli.Ortamı ve kişileri yüreğime yakın bulmuyorsam,devam etmekte zorlanıyorum.Peki kabul ediyorum,arkama bile bakmıyorum:)
İlk gün,beş saatin son 45 dk.sını saymazsak harika geçti.Başardım yada başarabilirim,savulun çinici oldum ben:)Ve sıkı durun:İlk gün performansım
 Başlangıçta basit yaprak desenini kağıda çizerek başladık.Siz bakmayın desenin adının basit yaprak olduğuna.Daha yaptığım ilk yaprakta kendimden ümidi kestim.Fakat karoya geçince bana bir haller oldu.Desenin bu şekilde çizilmesine tahrir,boyasına da tahrir boyası deniliyor.Bu benim ilk desen tahririm.Kendimle gurur duyuyorum.Bu ikinci gün performansım.
Bana kalırsa başardım,yani en azından başarabilirim.Aksini düşünen lütfen kendine saklasın,ben bir süre bu havayla yaşamak istiyorum:)Ve de üçüncüsü :)
EMİNE MASAL, HOBİ, MASALSI, NURETTİN ÇETİN, TAHRİR FIRÇASI, ÇİNİ DESENLERİ, ÇİNİ KARO, ÇİNİ KASE, ÇİNİ KURSU, ÇİNİ NASIL BOYANIR, ÇİNİ NASIL YAPILIR, ÇİNİ SİPARİŞİ, ÇİNİ TABAK
 Amacım kurs günü dışında,hayatıma çiniyi fazla karıştırmamaktı.Lakin o kadar heyecanlıyım ki,bu gün kömür tozu bulmak için iş yerinde seferberlik ilan ettim.Ve tabiki "vardır onda her derdin ilacı,sevgili bilumum işler müdürümüz,Fahrettin Efendi" bana depodan bir avuç mangal kömürü buldu.Nasıl toz haline getirdiğimi ne siz sorun,ne ben anlatayım.
Çinici olmak için evvella bir karoya ediniyoruz.Sonra beğendiğimiz bir deseni parşömen kağıdına aktarıp,kontür yerlerinden boncuk iğnesiyle deliyoruz.(önce tebeşir tozuyla denediğimden benim desenim turuncu.Gözüm dönmüş benim:))Kağıdı karonun üzerine yerleştirip,bir çoraba doldurduğumuz kömür tozuyla merkezden kenarlara doğru kağıdı kaydırmadan çorabı bastırarak,desenin karoya geçmesini sağlıyoruz.Sonra tahrir fırçası ve tahrir boyasıyla deseni boyuyoruz.Çini çizerken,fırçayı tutmanın özel bir tekniği var.Fotoğrafını çekince onu da paylaşırım.
Sanırım biraz yeteneğim var.Ama bir çini sanatçısı olmak için 40 fırın ekmek yemem gerektiğinin de farkındayım.Hepsinden önemlisi ben çini yapmayı sevdim.Düzeltiyorum çok sevdim.
Bu çini eserler Nurettin Çetin imzalı.Benim karamalarımdan sonra göz şenliğiniz olsun istedim.Bir gün ben de bunlardan yapacağım:)
 Nurettin Çetin,çini çizimleri ve çini boyama da gördüğüm en başarılı sanatçılardan biri(elbette benim görmediklerim de vardır)
Fırsat buldukça çini kursu deneyimlerimi paylaşmaya çalışacağım.
    Emanetleri asla zayi etmeyen Allah'a emanet olun.
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

27 Aralık 2013 Cuma

ÇELİK TEPSİ BOYAMA&ŞÜKÜR

"Kalbinde yeşil bir dal bulundurursan,şakıyan kuşlar gelir"der bir kızıldereli atasözü.Tarafımdan bizzat test edilmiştir, kesinlikle doğru.Hayat herkes gibi beni de bazen zorluyor elbette.Lakin"şükür,sen nasıl eşsiz bir nimetsin".Sahip olduklarını düşününce,nasıl da gülümsüyor herşey insana.Sonsuz şükürler olsun,şükrün eşsiz sahibine.
 Bursa'ya ilk taşındığımda,Bursalıların pek övündüğü bir şeydi:Bir dağın tüm şehri görüyor olması.İlk defa Uludağ'ın eteklerinden Bursa'ya baktığımda bir öğlen vaktiydi.Yanımdakilere söylemedim lakin bunun pek de övünülecek bir şey olmadığını düşündüm.Ne de olsa bir dağın,denizi görmesinin ne demek olduğunu bilmiyorlardı.Neden sonra bir gece vakti baktım o dağdan ovaya.Yıldızlar yeryüzüne yağmış,gökyüzü yere inmişti.Sanırım o gün sevdim Bursa'yı.
Her akşam hava karardığında,Ataevler ovasını tepeden gören iş yerinde ki odamdan,beton blokların bir anda yıldız kümelerine dönüşmelerini izlemeye bayılıyorum.Uzun ve yorucu iş günümü böyle muhteşem bir manzaraya bakarak ödüllendiriyorum.Ben bir Polyanna değilim,gereksiz iyimserliklerim yoktur.Şehrin ışıklarını gerçekten seviyorum,onlara bakmak yüreğimi minnetle dolduruyor.Ve ben şükranla dolunca,bütün her şeyin bana gülümsemekten başka çaresi kalmıyor.
Arkadaşlar facebookta ki sayfama (masalsi)mesaj bırakıp,gerçekten yazdıklarında ki gibi birimisin?diye soruyorlar.Evet yazılarımda ki gibi biriyim.Bazen her şeyle barışık,bazen herkesle çelişik:)
  Bir de bu sıralar blogu boşladın diyorlar ki,doğru söze ne denir:)Ufak tefek bir şeyler boyuyorum elbet,fırsat buldukça paylaşacağım inşaALLAH.
Cam veya metal objeleri boyamayı çok seviyorum bilirsiniz.Bu defa şans çelik çay tepsime gülümsedi,onu boyadım.
MASALSI, AHŞAP BOYAMA, METAL BOYAMA, TEPSİ YENİLEME,TEPSİ BOYAMA, EMİNE MASAL, HOBİ,DIY,GERİ DÖNÜŞÜM,TEPSİ SÜSLEME,DEKUPAJ, PEÇETE DEKUPAJI,
   Çelik çay tepsisinde kullanımdan kaynaklanan çizikler vardı.İtiraf etmeliyim ki çizikler olmasa da,boyardım.
Böyle çok çok güzel oldu.
MASALSI, AHŞAP BOYAMA, METAL BOYAMA, TEPSİ YENİLEME,TEPSİ BOYAMA, EMİNE MASAL, HOBİ,DIY,GERİ DÖNÜŞÜM,TEPSİ SÜSLEME,DEKUPAJ, PEÇETE DEKUPAJI,
Folkart enamel boya ile tepsiyi 2 kat boyadım.Desen peçete dekupajı.Yaprak yeşiliyle eskitme yapıp,parmak yaldızla aşınmış havası verdim.Puantiyeleri yaptıktan kısa bir süre sonra yıkayarak,aşınmış görüntüsü verdim.
Çok keyifli,güzel bir çalışma oldu.Eski bir eşya,yine muhteşem bir yüze kavuştu.Tüketim önlendi,zevkten ödün verilmedi:)
MASALSI, AHŞAP BOYAMA, METAL BOYAMA, TEPSİ YENİLEME,TEPSİ BOYAMA, EMİNE MASAL, HOBİ,DIY,GERİ DÖNÜŞÜM,TEPSİ SÜSLEME,DEKUPAJ, PEÇETE DEKUPAJI,
Bu arada,beni takip eden,yazdıklarımı okuyup,paylaşımlarımdan güzel yorumlarını hiç esirgemeyen güzel insanlar:Sizi seviyorum.Herşey gönlünüzce olsun.
Emanetleri asla zayi etmeyen Allah'a emanet olun.
Sevgiyle...Sağlıcakla... 


14 Aralık 2013 Cumartesi

İLK KAR KUTLAMASI&CAM BOYAMA KAVANOZLAR

  Şehirlere denizden
sonra en çok kar yakışıyor bence.En sıradan şehir bile,telaşsız usul usul üzerine inen melek öpücüklerinin altında nefes kesen bir güzelliğe bürünüyor.Dün Bursa'ya kar yağdı.Zaten güzel olan şehir masalsı,büyüleyici bir güzelliğe büründü.Hoş geldin kar.Sen ne mübarek bir nimetsin.Başka ne,kaç yaşında olursanız olun,içinizde bir çocuk sakladığınızı ispatlayabilir ki?Kar yağışı nedeniyle okullar tatil edildi ve herkes çok eğlendi.Gerçi ben çok üşüdüğüm için kar yağışını pencereden izlemeyi sevenlerdenim.Ekstra sıcaklık için bir battaniyeye sarıldım mı,pencerenin önündeki koltuğa kıvrılıp,bir fincan salep eşliğinde her bir kar tanesini gıyabında alnından öpmek.Benim için saltanat budur.
 Bu masalsı örtünün insan yüreğine fazladan bir merhamet yüklediği de hakikattir.Başka hangi durumda aklımıza bu sıklıkta gelir,evi barkı olmayana aralıksız dua etmek ve her haline,her saniye şükretmek.
Elbette hem gecesinde hem gündüzünde ağzım kulaklarımda kar yağışını temaşa ettim.Lakin boşta durmadım.Daha önce boyadığım cam kavanozlara peçete dekupajı yaptım.
ATÖLYE MASAL SATIŞ, CAM BOYAMA KAVANOZLAR, CAM BOYAMA NASIL YAPILIR, CATH KİDSTON PEÇETE, DEKUPAJ, DIY, HOBİ, KAR TATİLİ, MASALSI, PEÇETE DEKUPAJI, SATILIK CAM BOYAMA KAVANOZ, ŞÜKRÜ ERBAŞ
 Cam boyamayı çok seviyorum.Sanırım cam boyamayı sevenler de çoğunlukta.En çok cam boyama nasıl yapılır?Konusunda mesaj alıyorum.Merak edenler için,cam boyamayı adım adım burada anlatmıştım.
ATÖLYE MASAL SATIŞ, CAM BOYAMA KAVANOZLAR, CAM BOYAMA NASIL YAPILIR, CATH KİDSTON PEÇETE, DEKUPAJ, DIY, HOBİ, KAR TATİLİ, MASALSI, PEÇETE DEKUPAJI, SATILIK CAM BOYAMA KAVANOZ, ŞÜKRÜ ERBAŞ
 Peçete Cath Kidston'un en beğendiğim iki deseninden biri.
ATÖLYE MASAL SATIŞ, CAM BOYAMA KAVANOZLAR, CAM BOYAMA NASIL YAPILIR, CATH KİDSTON PEÇETE, DEKUPAJ, DIY, HOBİ, KAR TATİLİ, MASALSI, PEÇETE DEKUPAJI, SATILIK CAM BOYAMA KAVANOZ, ŞÜKRÜ ERBAŞ
 Hala eski fotoğraf makinamı kullanıyorum.ve fotoğrafları gece çektiğim için pek iyi değiller.Aslında çok güzel oldular çoook:)

ATÖLYE MASAL SATIŞ, CAM BOYAMA KAVANOZLAR, CAM BOYAMA NASIL YAPILIR, CATH KİDSTON PEÇETE, DEKUPAJ, DIY, HOBİ, KAR TATİLİ, MASALSI, PEÇETE DEKUPAJI, SATILIK CAM BOYAMA KAVANOZ, ŞÜKRÜ ERBAŞ
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

                                          KAR YAĞIŞI
Yalnızlığın sesinden bir resim yaptım
Karanlık kalabalıklardan süzdüm ışığını.
Akşam üstleriyle boyadım vazgeçen ağzını
Parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız
Salkım söğütlerden bir beden çizdim usul
Hiçbir rüzgarın duruşunu bozamadığı
Bütün yağmurları topladım yapraklarına.
Sonra tüm yolcuların silindiği bir ufuk
Örttüm kakülleriyle alnının üşümesini.
Puhu kuşlarının avazını yerleştirdim dudaklarına
Uzanıp uzanıp öptüm sonra acıyla.
Gözlerini kapalı çizdim görmesinler diye kimseyi
Madem görmeyecekler bundan sonra beni.
Astım saçlarından odamın boşluğuna...

Uzun sustum, ey durmadan konuşanlar
Geçmedi üşümem
Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum...



Şükrü Erbaş


27 Kasım 2013 Çarşamba

KUŞ BİBLOSU BOYAMA&GÜVERCİNLER

"Güvercin,
pencerede kopan alkış"diyor şiirinde  Melih Cevdet Anday.
Başka hangi cümle böyle güzel anlatabilir güvercini.
 Farsça da göğün temsilcisidir:Göğ-ercin.O, uçmaz,mavileşir.Her güvercin biraz mavidir.Nuh peygamber büyük tufanda bir güvercin uçurmuş gemisinden.Neden sonra ağzında bir zeytin dalıyla dönen göğ-ercin,tufanın bittiğini muştulamış.Bu yüzden de göğ-ercin biraz daha mavi,biraz daha sevginin,barışın alamet-i farikası olmuş.
Kadim Çin Felsefesi Feng Shuı'ye göre,hayırlı bir kısmet murad eden,yahut ilişkisinde aşk kelebekleri uçuşsun isteyen,er yada hatun kişi,sırtını evin kapsına verip sağ kolunun gösterdiği en uç köşeyi bir çift aşkı sembolize eden objeyle şenlendirmelidir.Hiç kuşku yok ki,evin aşk köşesine bir çift güvercinden daha yakışanı yoktur.
Madem Eros mesai yapmıyor,evimizin aşk köşesine bir çift koklaşan güvercin yerleştirmek başa düştü.
Bu güvercinleri YKM'de görüp aldım.Ham bisküvi görünümündeydiler.Boyadım ve süsledim.
 Öyle güzel oldular ki,hiçbir şey ummadan onlara bakmak bile insanın içinde kelebekler uçuruyor.
Elbette ki satın alırken sizi de düşünüp 5-6 çift aldım.Biri benim diğerleri sizin için.Bu masalsı güvercinleri satın almak için buraya tık tık. 

Ne zaman onlara baksam,kendimi minik kırmızı kalplerin sağanağında buluyorum.Bu gün fazla mı romantiğim ne:) Böyle romantizme Ümit Yaşar Oğuzcan'ın güvercin şiiri yakışır değil mi?
Sevgiyle afiyette kalın,inşaALLAH...

...
uzattı sevgiyle pembe gagasını
birden öğrendim hayatın manasını
kaderde sevgiyi sende bulmak varmış
seninle bir çift güvercin olmak varmış.



26 Kasım 2013 Salı

CAM BOYAMA ÇİLEKLİ KAVANOZLAR&YAĞMUR

Mevsimlerden hep bahar olsun istiyorum.Kim istemez ki.Lakin benim yakarışım yağmurdan sebeptir.İki gündür Bursa'ya yağmur yağıyor ve ben pek bir keyifliyim.Sarmaşıklı kaldırımların kuzeye bakan kısımları yosun bağlamış bile.Tam da sevdiğim gibi:)Yağmur sefasını kaçırmamak için,bu sabah işe yürüyerek gittim.Yağmur yağınca belediye işçileri, yerde ki yaprakları süpürememişler çok sevindim.Usul usul yağan yağmur,kaldırımlarda rengarenk yaprak desenleri...(Bazen çınar yaprakları yerlere mi daha çok yakışıyor, dallara mı karar vermekte zorlanıyorum).Oh daha ne olsun,dünyalı olmak muhteşem bir duygu:).Elbette yağmur aşkımda karadenizli genlerimin payı inkar edilemez.Ama yok,bu başka bir şey.Yağmur öyle yüreği acıtan değil de,durultan,rahatlatan bir hüzün veriyor insana.Yağmurun insanın yüreğine ağlama sonrası hafifliği vermesinin sebebi de sanıyorum ki,bulutların gözyaşları olmasından.Eskiler adına boşuna rahmet dememişler.Rahmet yüzündendir bereketin en coşkulu halinin yüreğimize,meleklerin öpücüğünü kondurması.
Yağmur damlalarını yeryüzüne melekler taşırmış,o yüzden belki küçük elleri var yağmurun.Ve o yüzdendir,yağmurda edilen duaların muhakkak kabul olunması...
Cam kavanoz boyamayı çok seviyorum,haftalardır onlarca cam kavanoz boyadım.Enamel cam boyalarını fırınlamak veya boyanın fixe olması için 21 gün kurutmak gerekiyor.Acelem olmadığı için ben 21 gün bekliyorum.
Cam kavanoz boyamanın en keyifli aşaması ise hiç kuşkusuz süsleme.Bu defa çilekli peçete dekupaji yaptım.Cam kavanozlar masalsı bir havaya büründüler.
Ve 4-5 kat su bazlı vernik sürerek deseni korumaya aldım.Ben  bayıldım,gözlerimi onlardan alamıyorum.Biliyorum altı üstü iki kavanoz boyadım,bu hava fazla ama :) Artık af ola heyecanımdan...Ev de kavanoz koyacak yer olmadığından bu kavanozlar da onları sevecek sahiplerini bekliyor.

Sardunyaları çok severim.Onlar da güneşi sever  bilirdim.Bütün yaz bu prensesin üstüne titredim.Tek bir çiçek açmadı.Dışarı da yağmur çamur,bizim ki bahar bahçe.Nasıl güzel değil mi?Üşümesin diye içeriye aldım öpüşüp koklaşıyoruz:)
SARDUNYA
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

12 Kasım 2013 Salı

CAM BOYAMA KEK FANUSU&FEYYAZ EFENDİ

Hüznünü hiç isyan etmeden,zarifçe nasıl ifade edersin?Sorusunun en güzel cevabı hiç kuşkusuz:
"Ağla ey dil,ağla şimdi halime,
Perde-i zulmet çekildi parlak istikbalime"

Dizeleridir.Bu satırların yazarı Feyyaz Efendi:Erzurum öğretmen okulunun son sınıfında öğrenciyken I.Dünya Savaşının başlamasıyla Erzincan Yedek Subay Okuluna alınan 18 yaşında bir genç.Savaşın hiddetlenmesiyle Muş cephesine gönderilen Feyyaz Efendi,gıdasızlık ve zorlu hava koşulları nedeniyle tifüse yakalanır.Ve Bitlis'e hastaneye sevk edilir.Hastanede tedavi görürken 19 Şubat 1916’da Bitlis işgal edilir.Tüm arkadaşları Ermeniler tarafından katledilmişken,onu yine bir Ermeni doktor kurtarır.Rusya’nın kuzeyinde Kosturma şehrine esir kampına gönderilir.Kendisiyle aynı yaşta, asker kocasını savaşta kaybetmiş Marya'ya aşık olur.Bu masalsı aşk ona mandolin dersleri dersleri bile aldırır.Lakin hastalığı ilerlemiş vereme dönmüştür.İstanbula gelen bir gemiyle ailesinin yanına dönmeye çalışan Feyyaz Efendinin ömrü vefa etmez,Ankara da akrabalarını yanında 26 yaşında hayata gözlerini yumar.Feyyaz efendi,savaş boyunca ve hep hasta geçen esaret günlerinde günlük tutar.Genç yaşta filizlenen bu aşka bir ağıt niteliğinde:

"Ağla ey dil,ağla şimdi halime,
Perde-i zulmet çekildi istikbalime"
Satırlarını deftere not düşer.
Küçücük bir ömür;büyük bir aşk;büyük acılar;büyük umutlar...
Kavuşunca adı aşk olmazmış Feyyaz Efendi.
Mekanın cennet olsun... 
Şimdi ben aynı yaş gurubunda ki gençlerle çalışıyorum.Düşünüyorum da biz ne ara bu kadar şımardık,ne ara böyle kıymet bilmez,her şeyden şikayet eder olduk.Elbette ben de biliyorum, zamanla insanlar da,değerler de değişebilir.Fakat bu biraz yavaş olamaz mı?Yere düşen ekmek kırıntısını üç kere öpüp başına koyacak kadar,sahip olduklarına minnet duyan insanlar,her şeyden şikayet eden insanlara dönüşürken,zaman biraz yavaş 
akamaz mı?
Neyse ki hala yem yerken güvercinleri ürkütmemek için parmak uçlarına basanlarımız,bırakın yemeyi nimetin kokusunu duyunca şükredenlerimiz var.Doğrusu bu demiyorum elbette.Sadece bu bana daha çok insan hissettiriyor.
İnsanın vakti dar olunca,yapmak istedikleri dünyalara sığmaz ya.Hahh işte şu sıralar tam da öyleyim.Yine yemedim içmedim bir cam kek fanusu boyadım.Tam boyacı olacak kadınmışım.
Kendim için boyadığımın içinde ki görünsün diye,sadece tabanını boyamıştım.Lakin cam boyama kek fanusunun aynı zamanda muhteşem bir dekor olduğunu düşünürsek,kek fanusunu boyamak da oldukça akıllıca.  

Yine Folkart Enamel Boya kullandım.Desenler peçete dekupajı.Daha önce boyadığım kavonozlarla onu kombinledim,çok şık oldular.
Evde boyanacak bir şey kalmadığından artık sipariş alıyorum.Satın almak isteyenler bana facebook sayfamdan ulaşabilir veya buraya tık tık.
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...



7 Kasım 2013 Perşembe

CAM BOYAMA KAVANOZLAR & GÜNEŞ AYNALARI

İtalyada bir dağın koynuna kurulmuş,yaklaşık 200 kişinin yaşadığı bir köy Viganella.Köylüler dağın kuytusunda,kış boyu bir damla güneşe hasret yaşarmış.Ta ki 2006 yılında bir tonluk bir ayna yamaçlarına yerleştirilinceye kadar.Bu uygulama 6 ay boyunca güneşi öğlen saatlerinde bile göremeyen Norveç'in Rjukan şehrine de emsal teşkil etmiş.Onlar da yamaçlara yerleştirilen aynalar sayesinde,güneşle kucaklaşmış.En güçlü antidepresan hiç kuşkusuz güneştir.Aynadan da olsa güneş gören insanları inceleyen uzmanlar yaşamların da,çok güçlü iyileşmeler olduğunu
kaydetmişler.Bunun tek faili elbette ki serotonin.Serotoninin varlığı insanı mutlu,barışçıl ve sağlıklı yapıyor.Yokluğu ise depresyon,düşmanlık ve birçok hastalık için risk olarak kendini gösteriyor.
Yapılan araştırmalar insanın iyi hissetmesi ile daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürmesi arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor.İlaç kullanmanın dışında serotonin salınımını sağlayan en güçlü faktör hiç kuşkusuz ışık.Bu yüzdendir ki aynada bile olsa güneşi gören insanların yaşamlarında,masalsı bir değişim olmuş.
Hiç değilse günün belli bir kısmında,mutlaka cam kenarına konulmam gerektiği konusunda ki ısrarım boşuna değilmiş.
Atalarımız hem toplayıcılık hem de tarımsal ekonomi döneminde,zor bir hayat sürmüşler.Lakin günümüzde ki kadar hastalık ve strese maruz kalmamışlar.Uzmanlar bunu,koşullar daha zor olsa da,8-10 saat açık alanda,parlak ışık altında çalışıyor olmalarına bağlıyor.
Parlak ışık kadar;pembe mavi,sarı,yeşil,kırmızı gibi parlak renklerin de serotonin salınımı üzerinde etkisinin olduğu söyleniyor.Sanırım bu yüzden haziranda ölmek daha zor:)
Bu açıdan baktığımızda yaşadığımız mekanları şeker renkleriyle donatıp,aydınlattığımızda ruhumuz için tartışmasız bir cömertlik yapıyoruz.
Cam kavanozunuz içinde ki çaysa,sadece çay kavanozudur.Lakin şeker renklerine boyanmış bir çay kavanozu,aynı zamanda bir şifacıdır:)

 Şu ana kadar yaptığım çalışmalarda kullandığım malzemeden sonra en çok sorulan satılık mı?sorusuydu.Evet,artık satılık.Bu cam boyama kavanoz setleri sahiplerini bekliyor. 
Altı adet birer litrelik,bir adet 800ml.lik,boyanmış kavanoz seti.Cam boyama kavanozlar,peçete dekupajı ve puantiye ile süslenmiştir.Tüm elde boyanmış ürünler gibi elde yıkanabilir,kolay deforme olmaz.
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

3 Kasım 2013 Pazar

AHŞAP ÇERÇEVE BOYAMA & HER MEVSİMİ SEVMEK :)

Nezakete gerek yok,ben acayip biriyim.Herkesin sonbahar karamsarlığından söz ettiği şu günlerde,içimdeki kızın avaz avaz şarkı söylüyor olması başka neyle açıklanabilir ki:)
Sarı,turuncu,kırmızı rengarenk,masalsı bir dünya...
  Sadece sıcak ve yumuşak bir şeylere sarınılarak başa çıkılabilecek bir serinlik...Beni baştan çıkarmak için kasım yeter de artar bile.Nisan nasıl muhteşem bir başlangıçsa kasımın da öylesine güzel bir bitiş olduğunu düşünüyorum.Kasımın omuzlarına yüklenmiş onca hüzün,ayrılık ve ölüm  yakıştırması da külliyen haksızlık kanımca.Aynı zihniyet kasımpatıyı da"hazanın papatyası"ilan edip,endamını cenaze ve mezarlıklara hapsetmiştir.Halbuki kışın gülüdür kasımpatı.Neyseki bu çinliler nadir de olsa kadir kıymet biliyor.Kasımpatı,nam-ı diger krizantemi dayanıklılık ve uzun ömrün temsilcisi kabul edilip,çiçek açışlarını da kutsamışlar.Aslına bakarsanız"Altın Çiçeğin Laneti" filmini görene kadar kasımpatıların ben de çok farkında değildim:)
Özetleyecek olursam:Sanırım melankoli bana göre bir şey değil,her ayı bir başka seviyorum ben:)
Kasımda hoşuma giden başka bir şey ise,kuşkusuz her hobi severi çok mutlu eden uzun geceler.Hah haay bu nasıl bir bereket:Hem uykuya doymak hem de bir şeylere yetebilmek.
Ahşap boyama serüvenim arkadaşımın evi için süslediğim iki ayna çerçevesiyle devam ediyor.
Akrilik kırık beyaza boyadığımız çerçeveleri,peçete dekupaji ve puantiye ile süsledim.
 çok güzel oldular.Arkadaşım da çok beğendi. Güle güle,sağlık ve huzurla kullansın inşaALLAH...




"Bakma aylardan Kasım,mevsimlerden sonbahar olduğuna.
Sen ne zaman istersen çık gel!
Benim kapım her zaman "Aralık" sana." 

Diyerek,hepinizi emanetleri asla zayi etmeyen,ALLAH'a Emanet ediyorum

Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

24 Ekim 2013 Perşembe

BEREKET SEMBOLÜ BALIK VE CAM ŞİŞE BOYAMA

Fareler tek seferde 18 civarında fare yavrulayabilir.Bunu yılda 4-5 kez yapabildiklerini düşünürsek,ailelerine yılda yüze yakın üye katabilirler.Lakin hiçbir zaman dünya,fare istilasına uğramamıştır.Balıklar ise ne kadar çok yumurta bırakırlarsa bıraksınlar,yumurtaların ve bebek balıkların %80'i telef olur.Buna rağmen kalan %20 bilinçli bir hasar görmezse,denizler balık dolar.İşte bunun adına:"Bereket"denir.Yüce Yaratan balıklara, tüm yenilebilir hayvanlara bahşettiği gibi bereket bahşetmiştir.Bundan dolayıdır ki balık her dilde bereketin sembolüdür:)Dokunmadan sevme diye bir sevgi türü yoktur kanımca.Fakat balıklar istisnadır.Onları gözleriyle de doya doya sever,öper koklar insan.Bir süre önce internette balık motifli çini bir tabağa rastladım.Aman Allah'ım o nasıl bir güzellikti öyle.İçimden ekranı öpmek geldi(öpmedim ama).Çizgilerde ve renklerle masalsı bir sıcaklık ve derinlik yoksa çini sevdiğim söylenemez(di).Fakat sanırım o balıklara aşık oldum.Zira;balıklar




yakut kırmızısı laleler,turkuaz ve gülguni renkli çiniler rüyalarımı süslüyor.


Kabul ediyorum balıklı çini boyayamam (şimdilik tabi ki)ama elbette balıklı dekupaj yapabilirim:)
BALIK MOTİFİ,BALIK DESENİ
Bu muhteşem balık motifi çini bir karonun üzerine boyanmıştı.Şimdi benim su şişemi süslüyor.Çini niyetine olsun inşaALLAH...
Bir gün çini üzerine de balıklar çizeceğim :)
Mavi zemin üzerine resim transferi yaptım.Üzerini de 4-5 kat vernikledim.Çok güzel oldu.Ona yanağımı yaslayıp uyuyasım var.Yaprakları sitenin bahçesinden topladım.Sonbahar madem böyle büyüleyici geçiyor,onu da minnetle anayım istedim:)
Yaş aldıkça bana bir haller oldu,hangi mevsimi daha çok sevdiğimi bilemez oldum.Ya da hep böyle muhteşemdi mevsimler,ben yeni farkına vardım :)

Feng Shuı dipnotu:Evimizin sağını solunu balık motifleriyle süsleyelim,baktıkça bereketi çağrıştırsın hanemize.Sonra Sonsuz Bereketin Sahibine,Şükredelim Sınırsızca...
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH...

21 Ekim 2013 Pazartesi

YARI YAŞIN KUTLU OLSUN MASALSI-CAM KAVANOZ BOYAMA :)

Benim kalabalık bir ailem var.Böyle bir aileye mensup olmanın tartışmasız pek çok nimeti var.Benim en sevdiğim;her güne kutlama yapacak bir sebebimizin olmasıdır.Bir yılda kestiğimiz pastasının tahmin edilebilir bir sayısı yoktur.Bunda Periliçenin(kız kardeşim) pastacılıkla ilgili bir işte çalışıyor olmasının payı inkar edilemez.Marie Antoinette yaşasaydı muhakkak bizi çok severdi:)
Neden blogumun yarı yaşını kutlama yazıma böyle:"Kutlama benim genlerimde var"diye bir mazeret girizgahıyla başladım bilmiyorum.Ne olmuş yani,bir yılın dolmasını bekleyemedim:)
İlk blog yazım dün gibi hatırımda:Tanışma yazım.Yedi kişi okumuştu.Sayaçta kendi ziyaretimi kapatmayı bilmediğimden muhtemelen biri bendim :)
O kadar çok blog vardı ki,beni kimse okumaz, okumak istese de bulamaz diye düşünmüştüm(ne kadar da yanılmışım).
Elbette ben de her blogger gibi blogunuzun okunması için diye başlayan yazıları okumuştum.Kurallar belliydi:
1)Düzenli yazı ekleyin(ben maalesef 6 ayda 64 post yazabildim:(
2)Diğer blogları ziyaret edin blogunuzu tanıtmak için çekiliş falan yapın.(zamansızlıktan beni takip eden arkadaşlarımın dışında ki blogları maalesef gezemedim ve de çekilişte yapamadım:(
3)Özgün içerik eklerseniz Google sizi indeksler(o kavanozu benden önce 1 milyon kişi boyamıştı:(
Kısaca hiç şansım yoktu.Kimse okumazsa ben okurum felsefesiyle yazmaya başladım.
İyi ki yazmaya devam ettim.Tamam sadece 64 yazım ve 158 takipçim var(10 kişisi zaten arkadaşım).Yani oldukça içe dönük,fazla kendi halinde bir blog MASALSI.
Lakin her bloggerin arzu edeceği bir şey oldu. Google beni sevdi.Benden  önce 1 milyon kez yazılmış olsa da,benim yazılarımı üst sıralarda indeksledi.
Seni seviyorum Google.
Yarı yaşın kutlu olsun MASALSI...
Beni takip eden,okuyan,yazmam için cesaretlendiren,hatta"yeni post nerede kaldı" diye mesaj atan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.Hepinizin güzel yüreklerinden öpüyorum :)
Başlangıçta en çok okunan yazım,hakikaten boyadığım kavanozlardı(burda).Onları öylesine sevdim ki yarı yaş kutlamasında yine kavanoz boyama var :)

EMİNE MASAL, MASALSI, KAVANOZ BOYAMA, CAM BOYAMA, BAHARAT TAKIMI BOYAMA, HOBİ, DIY,CAM KAVANOZ BOYAMA,DEKUPAJ,BLOG,BLOGGER,GOOGLE
      Daha önce bal kavanozlarını boyayarak kendime baharat takımı yapmıştım.Fakat baharat ailesi benim kavanozlarımdan fazla olunca,bu turşu kavanozlarını biriktirdim:)
     Üstüne yazsam da içindekini yine de görmeliyim diye etiket şeklinde boyadım.

EMİNE MASAL, MASALSI, KAVANOZ BOYAMA, CAM BOYAMA, BAHARAT TAKIMI BOYAMA, HOBİ, DIY,CAM KAVANOZ BOYAMA,DEKUPAJ,BLOG,BLOGGER,GOOGLE
    Bu porselen gülleri çok seviyorum.
  Boyam artıkça onları boyayıp sağa sola yapıştırıyorum:)
    Kavanoz kapakları için emin olamadım.Çünkü rafta görünmüyorlar:( Hala iyi bir fikir olup olmadığını düşünüyorum. 


EMİNE MASAL, MASALSI, KAVANOZ BOYAMA, CAM BOYAMA, BAHARAT TAKIMI BOYAMA, HOBİ, DIY,CAM KAVANOZ BOYAMA,DEKUPAJ,BLOG,BLOGGER,GOOGLE
      Boyanmış kavanoz koleksiyonumun yeni üyelerinin,aile fotoğrafı.
     Folkart enamel boya kullandım.Desenler resim dekupajı.
   Boyanmış cam objeleri çok seviyorum.Bu turşu kavanozlarının boyanmış,süslenmiş hallerini de çok beğendim.Lakin heyecandan havaya girmiş de olabilirim:Affola.
Sevgiyle,afiyette kalın inşaALLAH...