30 Temmuz 2013 Salı

STRESE KARŞI YASEMİN ÇAYI VE TİMÜSÜ TİTRETMEK


Hep söylerim bu anadolu kadınları şifacı,bilge,ermiş,dahi vs.biri beni durdursun:)Lakin  ne desem yakışıyor.Hani ağıt yakarken ya da daralınca iman tahtalarını elleriyle döverler ya o da boşuna değil miş.Timüslerini pataklayıp stres kontrolu yapıyorlarmış meğer.Timüs, iman tahtası denen göğüs kafesinin ön orta kemiğinin arkasında bulunan yassı ve loplu yapıda bir organımız.
Ayrıca uyarıldığında insanda mutluluk ve rahatlama duygusu uyandırıyor, dahası sağlıklı ve doğru düşünmeyi sağlıyor.Timus bezi çoçuklarda ceviz büyüklüğünde iken yaşlandıkça bezelye tanesi kadar küçülüyormüş.Çocukların nedensiz de gülebilmelerine şaşırmamak lazım:)
Şöyle sarsıla sarsıla atılan bir kahkahanın ,  göğsün tam ortasına parmak ucuyla vurulmasının ya da dilin üst dişlerin arkasında damağa ve ağzın tavanına dokundurulmasının Timus' u uyardığı ve harekete geçirdiği söyleniyor. Bu titreşim  sayesinde üzüntü kaynaklı  direnç azalmasının önüne geçiliyor,bağışıklık sistemi güçleniyor,stresin yıkıcı etkisi kontrol ediliyor.Baskı altında  konuşan insanların, ellerini gayri ihtiyari göğüslerine vurmaları rastlantı değil,tamamen içdürtüsel...
Timüs'a  şiddete hayır diyorsanız:Duru mavi, kıpırtısız bir ruh hali için  yasemin çayından da yararlanabilirsiniz.
 Beni sakinleştirenin çayın kendisi olduğunu hiç sanmıyorum.Bu büyülü tomurcuğun suya değdiği an; muhteşem bir görsel şölen başlıyor.İsteseniz de gerilemiyor,kendinizi sebepsiz gülümserken buluyorsunuz:).
Yasemin çayı Çin de yaşamın taa kendisiymiş,mübarekmiş.Şehir efsanesine göre Çin de bu büyülü tomurcukları, sabah güneş doğmadan bakire kızlar mor yasemin çiçeklerinden yapıyorlarmış.Artık Mısır Çarşısı'nda kiloyla satılabilecek kadar çoğaldıklarına göre bu efsane geçerliliğini yitirmiş olabilir.Hoş Çin deki genç kız nüfusunu düşünürsek gerçeklik payı da yok değil.



Tarladan bardağımıza kadar devam eden muhteşem bir özen.Bu tantana çaya yakışır mı?Yakışır...Hatta bana kalırsa evrende bir tek çaya yakışır sonra zeytine...
 
Bu tomurcuklar, elde bir araya getirilip iplikle dikildiği için, her suya attığınız tomurcuk,farklı bir görünümde olabiliyor.Benim bu defa ki tomurcuklarımın renkli kısmı az çıktı,malzemeden çalmışlar:)Tadını sever ya da sevmezsiniz.Lakin seyretmek aşk...
"iki çay söylemiştik orda biri açık,
keşke yalnız bunun için sevseydim seni."demiş Cemal Süreyya.Doğru söze ne denir:)
Sevgiyle afiyette kalın her daim inşaAllah...

6 yorum :

  1. Bitki çayı nerdeyse hiç tüketmem ama bu görsel şölen için alınırmış:)

    YanıtlaSil
  2. Harika bilgiler için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. eft tekniğinde de böyle vücudun belirli yerlerine ritmik vuruşlarla şifalandırma çalışması.. iman tahtası vuruşunuda ona benzettim.. ne kadar güzel bilgiler ve fotolar..sevgiler..

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar,
    Bloğunuzu yeni keşfettim ve çok beğendim. Hemen izlemeye aldım :))
    Bana da beklerim. http://fatoscatadlar.blogspot.com/
    Güzel paylaşımlarda görüşebilmek dileğiyle,
    İzmir'den kucak dolusu sevgiler...

    YanıtlaSil
  5. Değerli yorumlarınız için çok teşekkür ederim arkadaşlar.insan vucüdü muhteşem bir makina,kaygı ve yetersizlik durumlarında,hemen pes etmiyor.kendini korumaya alıyor.ona yardım etmek boynumuzun borcu:) sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
  6. Merhabalar,
    Ellerinize emeğinize sağlık. Bloğunuzu çok beğendim ve izlemeye aldım. Bana da bekliyorum. Güzel paylaşımlarda buluşmak dileğiyle. Sevgilerimi bıraktımmmm…..:))

    YanıtlaSil