AYAKKABI BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AYAKKABI BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2013 Çarşamba

AHŞAP AYAKKABI KALIBI BOYAMA-AYAKKABI TARİHİ

Bana sorarsanız yüksek topuklu ayakkabıları, uyanık bir ortapedist icad etmiş olmalı:)Fakat araştırmalara göre, yüksek topuklu ayakkabıların şıklık amacıyla kullanılması 1533 olarak kayıtlara geçmiş.Floransa’nın ünlü ailelerinden  Medicis’lerin kızı Cetherine  bir dükle evlenecekmiş.Gelin görün ki Cetherine, minicik bir kızmış ve o görkemli tören de görünmeme tehlikesi varmış.Ailesi bu amansız dert için birçok kişiye başvurmuş.Cetherine törenin görkemi altında ezilmemeliymiş.Rivayete göre çareyi Leonardo da Vinci(bizde olaydı muhakkak Keloğlan bulurdu) bulmuş.Bu çare:Topuklu bir ayakkabıdır.Cetherine’nin görünüşünden etkilenen kadınlar daha orda topuklu ayakkabılara aşık olmuşlar.Ve topuklu ayakkabı, kadınsı olmanın alameti farikası olarak tarihte ki yerini almış.Daha sonra Avrupa'da topuklu ayakkabı,bir statü göstergesi olmuş.Zira zavallı işçi sınıfının zerafetle ne ilgisi olabilir ki!
Topuklu ayakkabıyla ilgili birçok belge olsa da,tarihi o kadar da net değil.(bu da benim haklı olabileceğimi gösteriyor)Örneğin:Mısırlı kasaplar yerdeki kandan ayaklarını korumak için;Moğol atlıları da üzengilerini daha iyi kavrayabilmek için eklemişler ayakkabılarına topukları. 
Ayakkabının tarihine gelince:İspanya'da 15 bin yıl önceye ait mağara resimlerinde ayakkabılar görünüyorsa da, dünyadaki en eski ayakkabı izine, kuruyan çamur içinde sertleşip günümüze kadar kalmış olarak Mezopotamya'da rastlanmıştır.Çok mantıklı:Muhtemelen kızgın güneşten başlarını korumak için şemsiye yaptıkları sıra da;kızgın kumdan ayaklarını korumak içinde ayakkabı yapmış olmalılar.
 Bu ayakkabı merağı da neyin nesi diye soracak olursanız,hemen anlatayım.Yaklaşık iki ay önce bit pazarına gittiğimden sözetmiştim.

Tezgahın birinde ki ahşap ayakkabı kalıplarını görünce nefesim kesildi,çook sevdim.Fiyat konusunda anlaşamadık,kardeşim Alatuğra bana kıyamadı,çatır çatır pazarlık yapıp aldı bana onları:)
Boyanıp süslenmeden de çok sevimliydiler.Fakat ablaları onları biraz süsledi, prenses gibi oldular.

Objeleri temizledikten sonra akrilik boya ve pon pon fırçayla boyadım.Desenler peçete dekupajı.Vernik su bazlı.Bu arada tabağı da ben boyamıştım,bakmak isterseniz:Burda 

Ay giden ilk astranot ayakkabılarını uzay boşluğuna bırakmış.Uzayda ne var bilmiyoruz ama bir çift ayakkabı başıboş dolaşıyor.Bu ayakkabıları onların kaybolmuş anısına atfediyorum:)
Bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama,çok güzel oldular.İçimden onları kucaklamak geliyor:)
sevgiyle afiyette kalın...

23 Haziran 2013 Pazar

AYAKKABI BOYAMA VE PEÇETE DEKUPAJI

"Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı".Der bir atasözü.Külliyen yanlıştır efendim.Evet bizim kültürümüzde  eski fazla sevilmiyor.Peki düzeltiyorum hiç sevilmiyor:)Mesela kimse hollywood filmlerinde ki gibi,nişanlısına annesinin yüzüğünü takmıyor.Sanırım aramızda annesinin gelinliğini giyen de yok.Dededen kalan köstekli saat özel günler de kurulup,kıvançla kullanılmıyor.Hatta evde bile değil, bir antikacıya 3 kuruşa satılmış,kıymet bilen bir alıcı bekliyor.Lakin güzel günler de göreceğiz.Yavaş yavaş gençler, modernleşmenin tüketmek olmadığını farkedecekler.İşte o zaman bit pazarına yıldız yağacak.Artık biliyorsunuz ben eskiyi çok seviyorum.Bir gün tasasız harcayabileceğim bir küp altınım olursa, Avrupanın bit pazarlarında harcamak isterim:)Bu genetik bir eğilim olabilir:Babam antikacı.Hep dükkandaki eşyalara bakıp,onları vermeye nasıl kıydıklarını merak ederim.Versinler ama, babam ne satacak:)Babam işini çok seviyor,onların sadece eşya olmadılarını, birilerinin hayatının tanığı olduklarını biliyor.Satmaya kıyamıyor ama ne yapsın.Arada bir lidyalılara saydırıp, satmaya devam ediyor.Bu simleri soyulmuş babetler çileğin.Simlerinin soyulması dışında taş gibiler:)

Bu defa onları kurban  seçtim.Yapamazsam arkadalarından kimse ağlamaz,yokluklarını farkeden çıkmaz:)Önce bulaşık teli ve ılık sabunlu suyla simleri temizleyebildiğim kadar temizledim.Havanın ısısı malumunuz.(su tüketmekten midem yosun bağladı:))10 dk. da kurudular.Akrilik beyazım olmadığı için,enamel beyazla,mavi akriliği karıştırıp onları en sevdiğim maviye boyadım.İki katta kapandılar.
Böyle büyüleyici bir maviye,özgürlük danscıları yakışır elbette:)
Kelebekler peçeteden,artık hiç buruşturmadan yapıştırıyorum.Çok yol katettim,çoook:)Çilek görünce bayılacak.Eski babetiniz yoksa, her yer 15-20 liraya satılan babetlerle dolu.Onları boyayarak  kendi tasarımınızı giyebilirsiniz.Ben bu hafta sosyetik pazara gidip bir bakacağım.Gerçi o pazardan bir şey alabilmişliğim pek yok.Teyzeler bana omuz atıyor,ben de can havliyle ayakta kalmaya çalışıyorum:).

 Bu bebeklerin boyasının benimle ilgisi yok ama canı çekmiştir diye, onlara da yapıştırdım iki kelebek,daha bi güzel oldular:)
babet boyama,ayakkabı boyama,ayakkabı yenileme,masalsı,babet yenileme,dekupaj,hobi,dıy,ayakkabı modifiy 
Ee masala da yakıştılar.Daha ne olsun.
(masalın hikayesi burda)Bir de sağlık olsun,mutluluk olsun,sevdiklerimizin güzel canı sağolsun.Sevgiyle kalın:)

ELBİSE MANKENİ BOYAMA,VİTRİN MANKENİ BOYAMA,DEKUPAJ