METAL KUTU YENİLEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
METAL KUTU YENİLEME etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2013 Perşembe

METAL KUTU BOYAMA VE SUYUN HAFIZASI

Masaru Emoto 1943 doğumlu bir alternatif tıp uzmanı.Nam-ı diğer okunmuş suyun faydasını parlatıp,sitesinde hatırı sayılır bir meblağa satan Japon girişimci:)."Su Kristallerinin Mucizesi" kitabında özetle:Suyun canlı olduğunu ve su moleküllerinin duyguları anladığından söz ediyor.Bunun için oldukça etkileyici veriler sunmuş.Kar taneleri eşsizdir,birbirine benzemez,bu ezberimizde zaten var.Ezberimizi bozan,Masaru tüm kar kristallerinin mükemmel dokuda olmadığını idda ediyor.Yaptığı çalışmaların birinde,dünyanın çeşitli yerlerinden alınan su örneklerini kristlize ettiklerinde:Temiz sular mükemmel kristalize olurken,kirli sular çirkin ve bulanık kristalleşiyor.
Okunmuş su mevzuna gelince:Aynı kaynaktan iki bardağa su doldurup,birine aşk sözcükleri fısıldarken;diğerine nefret sözcükleri fısıldıyorlar.Sonuçta aşk üfürülen su muhteşem;nefret üfürülen su ise çirkin ve bulanık kristalleşiyor.
Burdan alınacak çok önemli bir ders var:Vücudumuzun %70'ı su.Ve bizi duyuyor:)ona ne söylediğiniz önemli.
Masaru Emoto'nun iddalarının bilimsel bir dayanağı olmasa da biz dünyalılar cemaatini heyecanladırmayı başardığı kesin.
Masaru Emoto'ya kimse inanmasa da ben bütün kalbimle inanıyorum.(Büyüksün Masaru:)Kesinlikle vücudumuz bizi duyuyor.
Ona aşk sözcükleri fısıldadığımda,içimde dans eden küçük bir kızın vardığını hissedişim  öyle boşu boşuna değilmiş anlayacağınız:)
    Gerçi beni suyun hafızasından çok her dilde aşk sözcüklerini biliyor olması,
 daha çok etkiledi:)
Bursa'da üç gündür güneşi görmedik,güneş duasına çıkasım var.Sürekli yağmur yağıyor.Haa  bir Rizeli olarak ben yağmuru delice severim.Lakin istiyorum ki,yağmur hep güneşli günlerde yağsın,ardından gökkuşağı ufka tünesin.Damarlarımda kelebekler uçarken, ben ağzım kulaklarımda yaşayayım.Ama neylersiniz Rabbimin rahmeti hep güneşli günleri seçmiyor.Karanlık günlerde de kendime aşk sözcükleri fısıldayarak,kendi kendimin güneşi oluyorum.Vee gerçekten işe yarıyor;vücudumuz bizi duyuyor.Etrafımda ki herkes kapalı havaların kendilerini depresif yaptığını idda ederken,benim içimde sürekli dans etmemi başka neyle açıklayabilirim.Bana her günü aşkla yaşama sevincini bahşedene sonsuz teşekkürler.Başka ne mi yapıyorum?Metal kutu boyamaya devam ediyorum:)
 Bu kutu,2 kiloluk bir peynir kutusuydu. Makinam eski,fotoğraflar çok iyi çıkmıyor. Öyle güzel oldu ki,attığım tüm metal kutular adına ondan özür diledim:)Şimdi benim hobi malzemelerime ev sahipliği yapacak.
    Bu kutu Marmara Birlik zeytin kutusu, 
onun da  boyanınca performansı çok başarılı aklınızda bulunsun.
Bu kurabiye kutusunun boyası deforme olmuştu,ona da dokundum,çok cici oldu :)
 
Vee tüm boyadığım metal kutuların aile pozu:)
En üsteki kutular Bim'de satılan bir konservenin kutuları.Onlara bayılıyorum.Lakin transyağ içerdiği için hiçbir şekilde çiçek yağı kullanmadığımdan,ben alamıyorum.Ancak alan birileri olduğunda kutularını sahipleniyorum.İğne ve düğme kutusu olarak ailemize katıldılar.Metal kutuların ikisi önceden boyamıştı:Burda.
Hepsini Folkart enamel boyayla boyadım.Desenlerin hepsi peçete dekupajı.
En güzel aşk şarkılarını kendinize fısıldamanız dileğiyle...
Hoşçakalın,herşey gönlünüzce olsun...


27 Eylül 2013 Cuma

METAL KUTU BOYAMA VE PEÇETE DEKUPAJI

Genç bir çift mahalledeki evlerine yeni taşınmışlar.Sabah onlar kahvaltı ederken,karşı komşuları çamaşır asıyormuş.Kadın kocasına "Iığğ çamaşırları ne kadar da pis,yıkamasa daha iyi"demiş.Sonraki günlerde de kadın ne zaman komşusunu çamaşır asarken görse kocasına dönüp:"Çamaşırları hiç temiz olmuyor,yıkamayı bilmiyor sanırım"diyormuş.
Bir süre sonra bir sabah komşuları yine çamaşır asıyormuş.Kadın kocasına:"Aa tertemiz yıkamış,kim öğretti çamaşır yıkamayı acaba" demiş.Kocası cevap vermiş:"Bu sabah biraz erken kalkıp camımızı sildim".
Şu sıralar insanların sürekli birbirlerini yargılama ve üç kuruşluk bir espriye bir insanı malzeme etme çabaları dikkatimi çekiyor.Halbuki herkes kendi camını silse,birilerini yargılama algısından da kurtulmuş olacak.İnsanları sevme,onları oldukları gibi kabul etme,farklılıkların kusur değil,zenginlik olduğu bilinci bizim kendimizle olan yolculuğumuzda barış içinde olmamızı sağlar.Kendiyle barışı olanın;kimseyle derdi olmaz.Bunu neden mi mevzu ettim?Anlatayım efendim:
Oğluma okuldaki ilk gününün nasıl geçtiğini sorduğumda:"Ya bir okulda kızların hepsimi kezban olur"dedi."Kezban ne demek" dedim."Bildiğin bıyıklı kızlar işte"dedi.Çok şaşkınım onu ben yetiştirdim fakat böyle yargılamaları nereden öğrendi anlayamadım.Neyse ona sıkı bir ayar çektim.Sonra da kendimi yine boya badana işlerine vurdum:)iki metal kutu boyadım.
       Bu metal kutuları uzun zamandır severek  kullanıyorum.Boyaları yer yer deforme olmuştu.Atmaya kıyamadım,bu kez onlara dokundum;çiçek açtılar:
Metal,cam veya porselen gibi sert zeminleri boyarken,boyanın darbelere dayanıklı olması için:Ya parlak yüzey astarı yada enamel boya kullanıyoruz.Gerçi ben tüm sert zeminlerde enamel boya kullanmayı çok seviyorum.
 Metal yada cam yüzeyleri boyamadan önce sirke veya alkole batırılmış bir bezle iyice silmekte fayda var.Bazı deterjanların içindeki tozlanmayı önleyen parlatıcı maddeler böylece zeminden uzaklaşmış oluyor.Kutuları pon pon sünger ve Folkart enamel boyayla iki kat boyadım.Desenler peçete dekupajı.Enamel boyanın verniğe ihtiyacı yok.Fakat peçeteler yıkamaya dayanıklı olsun diye metal kutulara 3-4 kat su bazlı vernik sürdüm.Sonuç, benim emektarlar prenses gibi oldu:) 
Bir şey eksik gibiydi,puantiyeler geldi tamam oldu:)
 Aslında bütün dikkatini kendi hayat tuvaline yöneltmiş,hayatlarını bir sanat eserine çevirmek için çaba gösteren güzel insanların sayısı da hiç az değil.Dünya onların sayesin de hala çok güzel bir yer.Bu sabah sizinle paylaşmak için bu güzel insanlardan birinin balkonunun fotoğrafını çektim.Kuşlar için balkonuna bir misafirhane inşa etmiş.Şansıma bir alakarga da orada misafirdi.Nasıl güzel bir düzenek değil mi?Kuşlar alt komşunun balkonunu kirletmeden yemlerini yiyor ve sularını içiyor."Mademki insanız cümle canlara saygımız vardır"ın alamet-i farikası bu güzel insanları yürekten kutluyorum,iyi ki varsınız.
Her şey gönlünüzce olsun,sevgiyle kalın...