HASAN EKŞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HASAN EKŞİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2013 Perşembe

BİT PAZARINDAN SİYAH BEYAZ BİR FOTOĞRAF HİKAYESİ

Geçen yıl kızkardeşimle bit pazarına gitmiştik.Gittiyseniz bilirsiniz.Kaşıkçı Elmas'ını sattıklarını düşünenlerin dışında satıcıların tezgahı yoktur.Ürünlerini yerde bir bezin üzerine sererler.Yer sergilerinin arasında dolaşırken küçük bir çerçeve dikkatimizi çekti.Kardeşim eğilip aldı.Büyülenmiş gibi bakıyorduk.Tanımadığımız bir çiftin 1969 da Pera da bir fotoğrafcıda çekilmiş siyah beyaz düğün fotoğrafı.Gördüğüm en güzel gelin ve damat,yüzlerinde inanılmaz güzellikte ince bir tebessüm:)Kim kıymış vermişti,bir önemi yoktu.Yabancı ellerde, yabancı gözler tarafından, hayranlıkla izlenen bir fotoğraftı bu.Fotoğrafı çektirenler yıllar sonra hiç tanınmadıkları birinin eline geçebileceğini düşünmemişler.Fotoğrafın arkasına:"Muhterem dayım  ve yengeme mutlu günümüzün anısına,sevgiyle..." yazılmış.İsimler yazılmış ve tarih düşülmüş:(
Siyah beyaz fotoğraflar.Ne var bunlarda? Niçin bu kadar güzeller?Şimdiler de fotoğraflara bakıp bakıp geçiyoruz.Fakat siyah beyaz bir fotoğrafta kilitlenip kalıyoruz.Bence fotoğrafın rengi değil onu muhteşem yapan.Birkere zamanın fotoğrafçıları sanki gördüğünü değil de hissettiğini çekmiş.Geçenler de bit pazarına gittiğimizde kardeşim yine siyah beyaz fotoğrafların peşine düştü.Pazarda bir ressamla tanıştık.O da fotoğrafların peşindeymiş."Atölye de öğrencilerin önüne atıyorum ne hissettiriyor, çizin diyorum"dedi.Ne hissettirdiklerine gelince:Eskiden insanlar ne kadar da şıkmış.Hepsi jilet gibi görünüyor.Nasıl güzel bir gülümseme dudaklarındaki.Gözlerinde ki uzun bir hikayenin başkahramanı yaşanmışlığı.Ve dokunmalar sarılmalarda ki,hep yanında olacağım duygusu.O fotoğrafları özel yapan renkleri değil,taşıdıkları duygu:)Bir insan isterse size sesiyle sarılabilir demiş İlhan Berk,ekliyorum;bir fotoğrafta size sarılabilir.

Bu fotoğraftaki genç adam benim babam.1968'de istanbulda Narin Foto'da çekilmiş.Fotoğrafçı gerçek bir sanatçı olmalı.Babamın hala gözleri dudaklarından sıcak güler:).Bu yakışıklı adamın fotoğrafına bir çerçeve boyadım.Döküm çerçeveleri çok beğeniyorum.Sadece koyu rengi vardı.Nasılsa boyarım diye düşündüm boyadım da... 
 Çerçeve metal olduğu için enamel boya kullandım.Birinci kat boyadan sonra bu görüntü artık yüreğimizi hoplatmıyor.İki katta kapandı.Parmak yaldızla oymalarını vurguladım,vernikledim.

Babamla birbirlerine çok yakıştılar.Siyah beyaz fotoğraflardan söz edip Pilli Bebeğin fotoğraf şarkısını anmadan olmaz dimi.
Sevgiyle afiyette kalın her daim İNŞAallah.
Bir siyah beyaz fotoğrafım ben.
Tozlu raflardayım,eski albümlerde.
Yağmurlu günlerde,alçak gönüllü
bir su birikintisiyim.
...
Biliyor musun bir gün,
bir yağmur sonrası
siyah beyaz bir fotoğraf
bulacaksın yerlerde.

İşte o an
bir kıpırtı yüreğinde.
Ve iki damla yaş olacağım
güneşli gözlerinde...



19 Ağustos 2013 Pazartesi

"VAV"IN ANLAMI, HİKMETİ-"VAV" HİKAYELERİ


Kamış kağıda değdimi adı sadece hat olmaz.Yürekte ne varsa, o da dokunur kağıda.Bazılarına bakmaya kıyamayışımız bundandır.Teşrifleriyle evimi şenlendiren,aşımı bereketlendiren misafirlerimin,evde en çok ilgilendikleri babamın yazıp bana hediye ettiği bu "VAV" tablosudur.Aaa bu: Ulu Camide ki vav değil mi?Diye soran bile olmuştu.(camilerden değerli eşyaların yürütülmesi pek yabancı olmadığımız bir mevzu!)
Bursa'ya yolu düşenler bilirler.Ulu Cami üç kapılı,içi şadırvanlı ve "VAV"larıyla ünlü bir muhteşem bir cami.
"VAV"lardan biri var ki,bakmaya kıyamamak değil, önünden ayrılmak istemiyorsunuz.
Anlatılana göre cami inşaatında, minicik bir fırında ekmek pişirip, işçilere  taşıyan Somuncu Baba,bir gün camide Hızır as.ı görmüş.Bildim sen Hızır'sın,her gün gelip burda namazını kılmazsan, burada olduğunu ifşa ederim demiş.(Ulu Cami'nin oldukça uzun bir bitirilme hikayesi var,belli ki Hızır bereketinden cami nasiplensin ister).Hızır as'da olur, ama vakti bana kalsın demiş.Rivayete göre bu "VAV"ın altında kılar, hep namazını.Sadece bir tablo olmayışı ondandır zira.
Elbette "VAV"ın azizliği Ulu Cami'ye has değildir.Biçim olarak anne karnındaki duruşumuz,Yaradanı tesbih eden kulun edeple eğilişi,alnını seccadeye koyuşu,bütün bedeni ruhu hamdla dolu, bir hiç olup sonsuzluğa uzanışı:"VAV"
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.Boylu boyunca uzansa da, kim rahattır mezarında? Ne güzel bir ifade "VAV"oluşumuzla ilgili.
 "VAV":Allah'ın(cc) Vahid ismi, birliği ve benzersizliği.Sonsuz Kudret Sahibini temsil etmek de, "VAV"a nasip olmuş. 
"VAV":Ebced hesabında altı demektir ki, bu imanın şartlarını temsil eder. 
"VAV":Sorumluluğu ağır bir harf,Allah Resülü(sas) bizleri sorumluluğu olan şeyler konusunda uyarıyor."V" ile başlayan işlere baktığımızda her birinin insanları yakından ilgilendiren çok ciddi sorumluluklar olduğunu görüyoruz.
 Vali,Veli,Varis,Vekil,Vezir,Vakıf,Vallahu, Vaad,Vazife...
"VAV"dan bu kadar söz edip Hafız Osman'ı anmamak haksızlık olur:
 Osmanlı Devleti'nin en büyük hat sanatı ustalarından biri Hafız Osman'dır.Hafız Osman, emekli olduktan sonra dinlemek için o devrin sakin semtlerinden biri olan Üsküdar'a yerleşmiş.Fırtınalı bir günde Beşiktaş'a geçmek için bir kayığa binmiş.Kayıkçı ücretleri toplamaya başladığında  Hafız Osman kesesini ev de unuttuğunu fark etmiş.
Kayıkçıya -"Efendi, yanımda param yok,sana bir "VAV" yazayım" demiş.Kayıkçı ne yapsın, adamı geri götürecek değil ya,yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı almış.Bir gün yolu sahaflara düşmüş kayıkçının.Bakmış ki yazılar alınıp satılıyor.Cebinde ki "VAV"ı hatırlar,sahafa gösterir.Sahaf yazıyı alır almaz:-"Hafız Osman "VAV"ı" diye ünler.Ve açık artırmaya başlar.
Günlerden bir gün Hafız Osman'la kayıkçı yine karşılaşmış.Ücretler toplanırken kayıkçı Hafız Osman'a:"Bey baba para istemez, sen bir "VAV" yazıver yeter" demiş.Hafız Osman kayıkçıya cevap vermiş:-"Efendi, o "VAV" her zaman yazılmaz.Dua et bir gün yine, ev de unutayım kesemi"


Bu tablo da kızkardeşim Alatuğra'nın yaptığı koklaşan"VAV"lar.Osmanlı döneminde padişahın namaz kıldığı hünkâr mahfilininin kapısı bir insan boyundan çok daha kısa olurmuş.Kapısının üzerinde ise birbirine bakan iki "VAV" harfi, 66 ifadesi, yani Yüce Allah'ın isminin sembolü muhakkak bulunurmuş.Kapı "padişahım gururlanma senden büyük Allah var"demenin sessiz tezahüratıymış.
 
"VAV"ın "V"azife sorumluluğuna değinmeden geçemeyeceğim.Alevi,Sünni,Kürt,Laz,Çerkez, Türk daha nice etnik grup, nice görüş, nice farklı inanış,farklı bakış açısını içine bulunduran ülkem insanlarının Mısır'daki silahsız bir direnişi kana boğanlara gösterdiği tepkiyle ve "darbe karşıtı direşçilere" verdikleri içten destek ve gösterdikleri duyarlılıkla gurur duydum.Her kim nerde eziliyor ve acı çekiyorsa,Rabbim yar ve yardımcısı olsun.Rabbim dünyada ki bütün çoçukları korusun inŞAallah,sevgiyle kalın.