RESİM ÇERÇEVESİ BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RESİM ÇERÇEVESİ BOYAMA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2013 Perşembe

POLYESTER ÇERÇEVE NASIL BOYANIR

 Rus yazar Turgenyev,soğuk bir akşamüstü evine  gidiyormuş.Yolda bir dilenci ondan para istemiş.Bütün ceplerini kurcalayan Turgenyev, ne yazık ki hiç para bulamamış.Bunun üzerine kendisine uzatılan soğuk elleri kendi elleriyle ısıtarak:"Kusura bakma kardeşim sana verecek bir şeyim yok" demiş.
Dilenci cevap vermiş:"Verdiniz ya efendim,bana kardeşim dediniz".Ne kadar güzel değil mi?Bir sözcük insana sarılabilir mi?Elbette,tıpkı gülümsemek gibi.Cebimizden çıkmıyor fakat hem gülümseyeni hemde gülümseneni ruhsal olarak onarıyor,tedavi ediyor.İki insan arasındaki en kısa mesafe gülümsemektir derler.19 yy.'a kadar özellikle ortaçağ avrupa kültüründe pek hoş karşılanmayan bir eylem olsa da;müslüman kültüründe peygamber mirasıdır.Hz. Muhammed(SAV):"Mümin kardeşine gülümsemen sadakadır"diyerek,bize asla aklımızdan çıkarmamamız gereken çok önemli bir nasihat hediye etmiş.Gülmek vücudun ötüşü,cıvıltısıdır.Bana kalırsa da insana en çok yakışan eylemdir.Bunları neden mi yazdım?Sanırım bunun sebebi çok güzel gülümseyen birine;kızkardeşim küçük gökyüzüne boyadığım polyester çerçeve.Öyle güzel oldu ki;Ona baktıkça sebepsiz gülümsüyorum:)
 Önceleri sadece yabancı bloglarda ve Yalova- İstanbul yolunda ki aynacıda büyük boy varaklılarını gördüğüm polyester çerçeveler şimdi her yerde karşıma çıkıyor.İtiraf etmeliyim ki varaklılarını hiçbir zaman sevemedim.Polyester çerçevelerin ham halini tahtakale hobi de ilk gördüğümde,çok mutlu oldum.Oymaları boyamanın çok zor olabileceğini düşündüm elbette.Lakin denemeyi seviyorum.Almasam olmazdı.Başarılı olmazsa en fazla çöpe gider,ardından da kimse ağlamaz diye kendimi ikna ettim.Çoook yanılmışım. Boyadığım malzemeler arasında sanırım polyester kadar kolay boyananı yoktu.
 Boya olarak Folkart enamel beyaz ve Cadance akrilik fuşya kullandım.Beyaz akrilik boyam yoktu,enamel tuttu elimden:)Akrilik ve enamel boyanın karıştırılmasının hiçbir mahsuru yok,ben bunu sürekli yapıyorum.
İnanması zor fakat birinci kat boyadan sonra aynen böyle görünüyordu.Çerçevenin oymalarına rahat ulaşsın diye boyayı birkaç damla suyla hazırladım.
Bu renge bayıldım:).Arkadaşım da  almıştı polyester çerçevelerden.Birini yeşile boyamış,o da tek kelimeyle muhteşem olmuş.Aklınızda bulunsun.

Polyester çerçeveyi ayna,fotoğraf çerçevesi veya boş olarak kullanabiliriz.

Her durumda albenisi muhteşem.Daha ilk katta polyester tamamen kapanıyor ve hiç fırça izi kalmıyor.Kolay boyanıyor,mükemmel renk tutuyor.Daha ne olsun:)Benim gibi aklı bu çerçevelerde kalanınız varsa:Eee ne duruyorsunuz,hadi iş başına.
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH.

22 Ağustos 2013 Perşembe

BİT PAZARINDAN SİYAH BEYAZ BİR FOTOĞRAF HİKAYESİ

Geçen yıl kızkardeşimle bit pazarına gitmiştik.Gittiyseniz bilirsiniz.Kaşıkçı Elmas'ını sattıklarını düşünenlerin dışında satıcıların tezgahı yoktur.Ürünlerini yerde bir bezin üzerine sererler.Yer sergilerinin arasında dolaşırken küçük bir çerçeve dikkatimizi çekti.Kardeşim eğilip aldı.Büyülenmiş gibi bakıyorduk.Tanımadığımız bir çiftin 1969 da Pera da bir fotoğrafcıda çekilmiş siyah beyaz düğün fotoğrafı.Gördüğüm en güzel gelin ve damat,yüzlerinde inanılmaz güzellikte ince bir tebessüm:)Kim kıymış vermişti,bir önemi yoktu.Yabancı ellerde, yabancı gözler tarafından, hayranlıkla izlenen bir fotoğraftı bu.Fotoğrafı çektirenler yıllar sonra hiç tanınmadıkları birinin eline geçebileceğini düşünmemişler.Fotoğrafın arkasına:"Muhterem dayım  ve yengeme mutlu günümüzün anısına,sevgiyle..." yazılmış.İsimler yazılmış ve tarih düşülmüş:(
Siyah beyaz fotoğraflar.Ne var bunlarda? Niçin bu kadar güzeller?Şimdiler de fotoğraflara bakıp bakıp geçiyoruz.Fakat siyah beyaz bir fotoğrafta kilitlenip kalıyoruz.Bence fotoğrafın rengi değil onu muhteşem yapan.Birkere zamanın fotoğrafçıları sanki gördüğünü değil de hissettiğini çekmiş.Geçenler de bit pazarına gittiğimizde kardeşim yine siyah beyaz fotoğrafların peşine düştü.Pazarda bir ressamla tanıştık.O da fotoğrafların peşindeymiş."Atölye de öğrencilerin önüne atıyorum ne hissettiriyor, çizin diyorum"dedi.Ne hissettirdiklerine gelince:Eskiden insanlar ne kadar da şıkmış.Hepsi jilet gibi görünüyor.Nasıl güzel bir gülümseme dudaklarındaki.Gözlerinde ki uzun bir hikayenin başkahramanı yaşanmışlığı.Ve dokunmalar sarılmalarda ki,hep yanında olacağım duygusu.O fotoğrafları özel yapan renkleri değil,taşıdıkları duygu:)Bir insan isterse size sesiyle sarılabilir demiş İlhan Berk,ekliyorum;bir fotoğrafta size sarılabilir.

Bu fotoğraftaki genç adam benim babam.1968'de istanbulda Narin Foto'da çekilmiş.Fotoğrafçı gerçek bir sanatçı olmalı.Babamın hala gözleri dudaklarından sıcak güler:).Bu yakışıklı adamın fotoğrafına bir çerçeve boyadım.Döküm çerçeveleri çok beğeniyorum.Sadece koyu rengi vardı.Nasılsa boyarım diye düşündüm boyadım da... 
 Çerçeve metal olduğu için enamel boya kullandım.Birinci kat boyadan sonra bu görüntü artık yüreğimizi hoplatmıyor.İki katta kapandı.Parmak yaldızla oymalarını vurguladım,vernikledim.

Babamla birbirlerine çok yakıştılar.Siyah beyaz fotoğraflardan söz edip Pilli Bebeğin fotoğraf şarkısını anmadan olmaz dimi.
Sevgiyle afiyette kalın her daim İNŞAallah.
Bir siyah beyaz fotoğrafım ben.
Tozlu raflardayım,eski albümlerde.
Yağmurlu günlerde,alçak gönüllü
bir su birikintisiyim.
...
Biliyor musun bir gün,
bir yağmur sonrası
siyah beyaz bir fotoğraf
bulacaksın yerlerde.

İşte o an
bir kıpırtı yüreğinde.
Ve iki damla yaş olacağım
güneşli gözlerinde...



26 Temmuz 2013 Cuma

AYNA ÇERÇEVESİ BOYAMA

Aynaları çok severim.İnsanın kendi gözlerinin içine,vicdanına bakabilmesinin muhteşem olduğunu düşünüyorum.Doğrucu Davut'turlar da.Hatırlarsanız pamuk prensesin çok kötü kalpli,paçoz,çirkin üvey annesine de haddini bir ayna bildirmişti:).Haindirler de: Kırılırlarsa yedi yıl kısmetinizi kapatırlar.Ayrıca kadim Feng Shui öğretisine göre de, ayna enerjiyi katbe kat artırabilen bir sembol.Doğru yere asıldığında, güzellikleri ve bereketi arttırdığı gibi yanlış yere asılırsa negatif enerjiye ve kötülüklere sebep olabiliyor.Temel felsefe:"Aynadır yansıtır".Neyi çoğaltmak istiyorsak aynalarımıza onu yansıtmalıyız.Bıdı bıdı bıdı...
Ben de şu sıralar evde ki aynalara sardım:) Düşünüyorum da aslında bu çerçeve varaklıyken de çok güzeldi.(Tabi resimde ki onun kardeşi, sırasını bekliyor.Her zaman ki gibi öncesi fotosunu çekmeyi unuttum:()
Lakin bütün alışılmış güzellerin kaçınılmaz talihi:Sıradanlık sendromu onu da vurdu:).Varaklı ayna çerçevesi işte.Farkına varmam için bir şeyler eksikti.
Bana kalırsa eşyalarla insanlar aynı makus kaderi paylaşıyorlar.İnsanlar arasında da öyle değil mi? Ne kadar güzel,ne kadar iyi olursak olalım:kollektif bilinç altının tüm iyi şeylere alışılır yazgısından payımızı alıyoruz.
İşte bu yüzden Mevlana'nın uyardığı gibi:Her gün yeni bir şey söylemeli insan.
Alışılmış güzel, artık güzel değildir,yazgısından payına düşeni alan aynama acizane yardımcı oldum:) 
Önce onu iyice zımparalayarak yılların tortusunu ,varak kaplamayı üzerinden uzaklaştırdım.Tozunu alıp sirkeli suyla iyice sildim.Beyaz akrilik boyayla 4 kat boyadım.Tamamen pürüzsüz bir doku elde etmek içinde vernikli sprey boyayla son kat boyasını attım.Gelin gibi oldu...Lakin benim hoşuma gitmedi.Fazla yeni görünüyordu,fabrikasyon gibi.Eskitmek için kenarlarını siyah antıquıngle boyadım.
 
Islak mendille silerek eskimiş bir görüntü verdim.Ben aşınmış eskitmeleri seviyorum ama bu da çok güzel oldu:)
 
Beni çok eğlendiren bir ayna fıkrasıyla yazımı bağlayayım.Sevgiyle afiyette kalın her daim inşaAllah:)

 Tarihte ilk kez Erzurum'a ayna gitmiş.Adamın biri aynayı görüp eline almış.Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş aynadaki görüntüsünü.
Adam: Eyy gidi gardaşım! seni bir daha görmek nasipte varmış,aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine.Karısı bakmış adam bir şeye sarılıp uyumuş, almış aynayı bakmış ki bir kadın;
- Allah belazı viree! bu karı da kim? Bi boka da benzesee!
diye feryat figan ederek evden çıkıp kadı efendiye gitmiş.
- Kadı efendi, adam beni bu karıyla aldattı!demiş.
Kadı almış aynayı bakmış bakmış ve;
- Yav, bu karıdan çok gavata benziir!