Beni delimi öpmüş ne.Yoo kesin öpmüş bu günlerde eskiye duyduğum şiddetli özlemi başka neyle açıklayabilirim."Nerde o eski sakız gibi beyazlar"diye beyazları kaynatıp durulama suyuna çivit katasım var.O kadar yani. (Allah'tan hiç vaktim yok:)17.yy da İsviçre'nin paralı askerleri arasında çok ciddi bir hastalık yayılmış.Aşırı halsizlik baş dönmesi,kusma şeklinde seyreden hastalıktan ölenler bile olmuş.Johannes Hofer isimli bir tıp öğrencisi 1688 yılında hazırladığı tezde Homeros'un Odyssey destanında kullandığı "eve dönüş"anlamına gelen nostos ve"acı"anlamına
gelen algos sözcüklerinden esinlenerek bu hastalığa "nostalji"adını vermiş.İtalya ve Fransa gibi düzlük alanlarda görevli paralı askerler, İsviçre'nin dağ manzaralarını özlüyorlarmış ve bu gurbet acısı onları yatağa düşürüyormuş.Allah sonumu onlara benzetmesin.
Biz dijital fotoğraf makineleriyle henüz tanışmamışken,cep telefonlarımız da fotoğraf çekemezken çok çok kıymetliydi fotoğraf.Öyle ya 36 pozluk film taktığımız makinamızın objektifine, peynir ya da domates diyerek gülümsediğimizde sonuç tamamen süprizdi.Fakat hep güzel olurdu o fotoğraflar,siler düzeltirim rahatlığı olmadığı için, pek bir özenli verilirdi pozlar.İlle de poz verilirdi. Öyle habersiz çekilmiş havası pek matah değildi.Bazen düşünüyorum ne kadar da güler yüzlü fotoğraflarında insanlar.Keşke
hep peynir,domates,diye diye dolaşsa bazıları. Güzel olmaz
mı?Oof hem nasıl:)"Gülümsemek sadakadır"diyor peygamberimiz(SAV).Cebinden çıksa bu kadar esirgemeyecek insanlar var etrafımızda.Sanırsın gıdıklasan gülmeyecek:)
Bir de evlerde ki fotoğraf albümlerini özlüyorum.Hani o salonun en güzel yerinde duran,ayıp olmasın diye değil de gerçekten keyifle baktığımız albümler.Bakıp çevirirsin sayfayı,aklında bir şey kalır,döner bir daha bakarsın,bazılarını okşar bazılarına gülümsersin.Şimdi dijital ortamlarda binlerce fotoğrafımız var,bakıp bakıp geçtiğimiz.sizi bilmem ama ben hiç birine dokunmuyorum.Bayramda yengemin albümüne bakarken rahmetli babaannemin iki amcamla çekilmiş bir fotoğrafını gördüm.Uzun zamandır ilk defa bir fotoğrafı okşadım ve öptüm.çok sıkı karar verdim artık fotoğraflarımı bastıracağım.Önce evde ki albümleri elden geçirmek lazım.İşe bu ahşap albüm kutusuyla başladım.
Yüzeyi çok parlak vernikliydi.Ne kadar zımparalasam yeterince matlaşmadı.Biliyorsunuz bu durumda akrilik boya atabiliyor.Bu durumlar için şöyle bir yol izliyorum,boya taş gibi oluyor:
İlk kat boya için sentetik bazlı bir astar kullanıyorum.Astar olması şart değil,sentetik herhangi bir boya olabilir.Boyayı tinerle seyreltip çok ince bir kat uyguluyoruz.Artık üzerini istediğiniz boyayla boyayın,soyulma yapmıyor.
Desenler peçete dekupajı.Son olarakta mutlaka su bazlı vernikle 3-4 kat vernikliyorum.
Peki, önceki hali de güzeldi,kabul ediyorum. Ama şimdi muhteşem oldu,öyle değilmi?
Sevgiyle afiyette kalın inşaALLAH.







